Giriş
(6)

mutfak bezi temizliği

sorucu
mutfak bezini çamaşır makinesinde yıkamak tavsiye edilmiyor yani. tencerenin içine bezleri koyuyorum üzerine su koyuyorum. karbonat, bulaşık deterjanı koyup kaynatıyorum. ama istediğim gibi temiz olmuyor. https://youtube.com/shorts/fH_kFh6ddGg?si=_kVG8xEHPdD3s91_Şu videoyu izledim. Burada çamaşır so
mutfak bezini çamaşır makinesinde yıkamak tavsiye edilmiyor yani. tencerenin içine bezleri koyuyorum üzerine su koyuyorum. karbonat, bulaşık deterjanı koyup kaynatıyorum. ama istediğim gibi temiz olmuyor.

youtube.com

Şu videoyu izledim. Burada çamaşır sodası, arap sabunu, bulaşık parlatıcısı kullanılmış ama eski bir tencerede kaynatılmış tencereye zarar verebilir diye sanırım. Yani elimde böyle kötü bir tencerem yok. Başka bir tavsiyesi olan var mı mutfak bezi temizliği için. Yoksa ucuza bir sırf mutfak bezi kaynatmak için bir tencere mi satın alayım?
0
sorucu
(13.08.26)
1. üç kuruşa bir rulo sarı bez alıyorsunuz, kirli hissettikçe çöpe atıp yenisini koparıyorsunuz, yepyeni, sıfır bezle devam ediyorsunuz. kıytırık bezi temizlemek için onca suyu, deterjanı, kinyasalı, malzemeyi, tencereyi, doğalgazı, en önemlisi de zamanınızı boşa harcamıyorsunuz.
+7
kibritsuyu
(13.08.26)
2. mutfak bezi dediğinizle ne yapıyorsunuz ki? alıyorsunuz bir paket temizlik amaçlı sleepy ıslak mendil (boykot diyorsanız farklı markaları da var), sofrayı, tezgahı, sağı solu, onunla silip atıyorsunuz.

bu videodaki bezleri ben yerleri, camları silmek, klozeti, banyo lavabosunu falan yıkadıktan sonra kurulamak için kullanıyorum. onları da makineye atıp yıkıyorum, multi hijyenik olmasına gerek yok.
+2
kibritsuyu
(13.08.26)
at kardeşim yenisini aç. sarı bez kaç para. al mikrostan 6lı ayda bir at.
0
mikahakkinen
(13.08.26)
hiç umursamadan basıyorum çamaşır suyunu atıyorum çamaşır makinasına, çok bez kullanıyorum yıkamakla uğraşmıyorum tezgahı mutfağı temizlerken en az 5-6 bez çıkıyor.
haftada 1 yıkıyorum ben valla hiçte her hafta sarı beze para veremem
tencere yönteminde bilemiyorumda çelik tencerede bişey olmaz sonrasında temiz duru su ile kaynatırsan zarar vermez arada kaynattığım oluyor tencere ayırt etmeksizin
+1
eja
(13.08.26)
Tezgah ve ocak sildiğim bezi çamaşır sodası ve arap sabunu ile kaynatıyorum hafif leke kalabiliyor bazen ama mis gibi oluyor. Kaplama olsa arasına sızar emer belki ama çelik tencereye birşey olmaz. Bulaşık makinesinde 60 derecede yıkandımı mis gibi olur gayet. Kalkıp tuvalet bezi yer bezi kaynatmıyorsunuz sonuçta kasmıyorum o kadar.
0
cilekli pasta
(13.08.26)
sarı bezleri sevmiyorum bu ve benzeri kullan at ürünleri seviyorum . camlarda aynalarda iz bırakmıyor . bazıları yıkayıp tekrar tekrar kullanıyormuş. suyun altına tutunca kir hemen akıyor , tavsiye ederim .

www.trendyol.com
0
devilone
(13.08.26)
(8)

Ödeme biçimi sorusu..

sonhakan
Internette ödeme yaparken gercek kart mı sanal kart nı kullanıyorsunuz?
Internette ödeme yaparken gercek kart mı sanal kart nı kullanıyorsunuz?
0
sonhakan
(06.08.26)
10 seneden uzun süredir sanal kart üzerinden alışverişimi yapıyorum. güvenilir sitelerden alışveriş yapsam da yıllar önce sanal kart bilgilerimin sızdırılmasıyla bir iki dk içerisinde ona yakın kez kartımdan çekim yapmayı denediler. başta yüksek tutarla daha sonra tutarı düşürerek. tabi sanal kartımdaki 1 liralık limitle elleri boş dönmüş oldular (✿◠‿◠)
0
kurmalifare
(06.08.26)
İnternette, fiziki kredi ya da debit kartıyla alışveriş yapan yürek yemiş insanlara büyük saygı duyuyorum :P

Asla o kadar cesur olamadım.
0
Mirket
(06.08.26)
genelde sanal kart veya garantipay vs. ama kampanya durumuna göre gerçek kart bilgilerini kullandığım da oluyor. ayrıca akbank'ta sanal kart yok, kart üzerinde numara yazmadığı için buna ayrı bir sanal kart tanımlamıyoruz zaten güvenli denip geçiliyor.
akbankta kart üzerinde numara bulunan kartlarda sanal kart tanımlanabiliyor ama numaralar yoksa tanımlanmıyor.

tüm kartlar internet alışverişine kapalı veya sınırlaması 0, kullanacağım zaman kullanacağım kadar internet alışveriş limiti tanımlıyorum.
0
konetsu
(07.08.26)
Tek bir yüklü ödemem dışında hayatımda sanal kart kullanmadım.
Hiç o kadar temkinli olamadım.

Başıma da hiiiiiçbirşeycikler gelmedi ama normalde de telefonunu, güneş gözlüğünü, çantasını vs orada burada unutan biriyim. Ve hepsi mutlaka bana geri dönmüştür. Öyle de bir şans ya da kötüyü düşünmemenin hediyesi diyelim.
0
selenophile
(07.08.26)
İnternette sanal kart, fiziki ödemede qr kod, para çekerken yine qr kod. Bir tane kartım hariç fiziki kartlarım evde çekmecede duruyor.
0
cilekli pasta
(07.08.26)
Abonelikler hariç sanal kart kullanıyordum uğraşmamak için, şimdi sanal karta limiti belirlenen oranda sabit tutma özelliği geldi hepten sanal kart kullanıyorum.

Sabit limit şöyle bilmeyenler için; atıyorum 3000 liralık limit sürekli bulunsun diyorsunuz aboneliğin biri 200 lira çekip limiti 1800'e düşürünce tekrar 3000 olacak şekilde otomatik artırıyor. Buna üst limit koyabiliyorsunuz yani ayda en fazla 5000 lirayı geçmeyecek şekilde 3000'e tamamla diye.

Güzel bir şey.
0
akhenaten
(07.08.26)
Güvendiğim sitelerde fiziksel kart bilgilerini kullanıyorum. Ancak mümkün mertebe Apple Pay kullanırım. Türkiye'de yok maalesef ama gelmesi durumunda herkese önerebileceğim bir ödeme yöntemi. Hem çok pratik hem de her ödemede farklı bir kart numarası üretip onunla ödeme yapıyor. Böylece kart bilgileri çalınmış olsa bile o bilgilerle ikinci bir işlem yapılması mümkün değil.
0
himmet dayi
(07.08.26)
ne alırsam alayım netten mutlaka sanal kart; kaç kez korudu hatırlamıyorum... büyük bir yemek platformunun bile kart bilgileri çalınmıştı, riske girmeye hiç gerek yok
0
sweetoffice
(07.08.26)
(4)

Lise Alan Tercihi - Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

mate soul
Yeğenim LGS'de 420 puan aldı ve Eskişehir'de ikamet ediyor. Puanı, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yetiyor. Okulda üç farklı alan var:- Uçak Bakım Alanı- Havacılık ve Uzay Teknolojisi Alanı- Bilişim Teknolojileri AlanıHangisinin uzun vadede daha doğru bir tercih olabileceğini değer
Yeğenim LGS'de 420 puan aldı ve Eskişehir'de ikamet ediyor. Puanı, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yetiyor. Okulda üç farklı alan var:

- Uçak Bakım Alanı
- Havacılık ve Uzay Teknolojisi Alanı
- Bilişim Teknolojileri Alanı

Hangisinin uzun vadede daha doğru bir tercih olabileceğini değerlendirmeye çalışıyorum.

Yeğenimin analitik ve soyut düşünme becerisi oldukça güçlü. LGS sonucu beklentimizin altında kaldı -kapasitesine kıyasla iyi çalışmadı. Buna karşılık el becerisinin çok güçlü olduğunu söyleyemem.

Bu alanlarda çalışan, okuyan ya da bu bölümler hakkında tecrübesi olanlar varsa, iş imkanları, hangi öğrencinin hangi alanda daha başarılı olabileceği konusunda görüşlerini paylaşırsa çok sevinirim.
0
mate soul
(11.07.26)
Uçak bakım. Teknisyen olur. İyi maaş alır. Ama zor iş. Fiziksel çalışma olacak.
-4
arbre
(11.07.26)
Analitik düşünme soyut beceri çok yüksek potansiyel… geçiniz bunları.

Ben Maltepe de meslek lisesine gitmiştim. 9. sınıfta matematik 1 ve 2. sınav puanlarım 25 ve 27 idi.

9. sınıf sonrası üniversite hayalleri kurmaya başlayınca manyak ders çalışmaya başladım. Uzun ve yorucu bir süreç sonunda Boğaziçi makineye okudum. Lisansda 3.5+ ortalama yapıp bursla kuzey ülkesinde erasmusa gittim.

Ben bilişim teknolojileri okumuştum. Bize basit c# öğrettiler. Elektrik dersi, Photoshop, sql aldığımı hatırlıyorum. Ama bunlar çok basit şeyler, hiç bilmeyen ama “analitik” düşünen birisi, 1 haftada bunların hepsini öğrenir. Zaten ai devrinde hiçbir zorluğu/önemi kalmadı.

Uçak bakım onarım okursa, Türk teknik de teknisyen olabilir. Ama tt herkesi almıyor, ingilizce sınavı, kendi yetenek testleri var. Bunlar hariç referansla girebilir bi. Rekabet bayağı yüksek

Bilişim teknolojileri, elektrik vs. okursa, devlette memur olarak rahat atanabilir. Mesela bizim okul, meslek lisesinden bilişim alanından mezun ilan açmıştı.

Anlayacağınız lisenin çok önemi yok. Yüksek üniversiteler hedefliyorsa, meslek dersleri geri çeker. Atp programında bile olsa bir sürü ders kaçıracak. Mesela bizde 11. sınıfta biyoloji yoktu, atp de olmama rağmen. Üstüne stajlar derken yazları heba olacak.

Ama üniversiteye güvenemeyiz derseniz, bu üçü arasında uçak bakım en önü açık görünüyor.
+1
klardtt
(11.07.26)
ucak bakim derdim ama el becerisi iyi degil demen sikinti.
0
cooperr
(11.07.26)
Etrafımda uçak bakım teknisyenleri var.
İngilizce bilgisinin çok iyi olması gerekiyor prosedürleri okuyup anlamak için. Ayrıca aşırı dikkat isteyen tehlikeli bir bölüm. Varıyalı çalışmaya uygun olmak gerek tabii.
Şartlar makul geliyorsa güzel kazandıracak alaylının rakip olamayacağı bir meslek.
0
cilekli pasta
(12.07.26)
(3)

Airtag kullananlar?

bir fincan kahve ile film izlemek
Memnun musunuz ve mutlaka Apple airtag olması şart mı? Üçüncü parti Muadilleri de iyi çalışıyor mu?Bisiklet için kullanmayı düşünüyorum, iç lastik saklama haznesine koyayım diyorum
Memnun musunuz ve mutlaka Apple airtag olması şart mı? Üçüncü parti Muadilleri de iyi çalışıyor mu?

Bisiklet için kullanmayı düşünüyorum, iç lastik saklama haznesine koyayım diyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.07.26)
ben memlunum, cantalarda, cuzdanimda anahtarlikta var ve en azindan 2 haftada bir kullaniyorum nereye koydum demek yerine. uzun mesafede falan nasil olur emin deiglim, cevresinde iphone olmasi gerekiyor sonucta.

airtag alternatifleri de kullandim hep bir seyinde bir yamukluk vardi.
0
compumaster
(11.07.26)
motorun sepetinde var bir tane. bazen bir kaç sokak ötede gösterip yüreğimi hoplatıyor ama genelde memnunum yani.
0
lil siztah
(11.07.26)
Apple harici bilmiyorum. Oğlanın okul pantolonuna iğneliyorum. Bir kere oyun alanında düşürdü topların altına bulamadık ne tarafta olduğunu sesi de gelmedi derinde olduğu için. Yenisi ile yola devam. Başka bir sıkıntımız olmadı uzun yıllardır kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(11.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(8)

duyurunun calisan anneleri

Purple life
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?
aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
-1
Purple life
(02.07.26)
anne değilim, babayım ama eşimin düşüncesini belirtebilirim. Öncelikle bu tamamen imkanlarla ilgili bir durum.

eşim hem ücretli, hem ücretsiz tüm izinlerini kullandı. Ardından da bir süre kısmi çalışma şeklinde başladı. (bunun saatlerini vs. iş veren, İK ile görüşüyorsun)
Artık maddiyat bel bükmeye başlayınca da tam zamana geçti.

Dediğim gibi her şey imkanlarla ilgili. İmkan olsa tabii ki hiç çalışmak istemez 2-3 yaşına kadar çocuğu kendi büyütmek isterdi.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
4 ay ücretli 6 ay ücretsiz tüm izinlerimi kullandım. O günler geri gelmiyor mecburiyet yoksa izinlerin son damlasına kadar kullanılmasından yanayım.
0
cilekli pasta
(02.07.26)
benim arkadaşım da cilekli pasta gibi yaptı. imkan olduğu kadar dinlenilmesi faydalı olur bence. tabii çalışılan şirketin anlayışı da bu kararı etkiler.
0
art cat chocolate
(02.07.26)
Anne değilim babayım. Eşim memur yasal hakkı olan 2 senelik ücretsiz izni kullandı. Daha olsa daha da kullanırdı, rapor alıp süreyi uzatanlar oldu ancak devleti kandırmak bize yakışmaz dedi çocuk 2.5 yaşındayken işe başladı. Eşimin düşüncesi şuydu, eğer doğurduysam bana ihtiyacı olduğu süreçte yanında olmak isterimdi. Memuriyete zor girdiği içinde dönmesi gerektiği süreçte görevine döndü.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
5.5 aylıkken işe başladım. En fazla bir ay daha uzatabilirdim ama uzatmadım. İlk günler bi zor oldu ama sonra alıştım. Evde kafayı yemek üzereydim. İşe başlayınca yeniden nefes almaya başladım. Ücretsiz izin gibi imkanım yoktu ama olsa da kullanmazdım. Ama benim şöyle bir imkanım vardı. Eşimin ailesi bakacaktı. Ev iş arası mesafe de çok yok yakındı. Nispeten de işten erken çıkıyordum. Doğal olarak hiç aklımda kalmadı, çok rahat bi geçiş süreci oldu.
-1
elorelia
(03.07.26)
2 yaşında başladım, ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandım ben de ama yarım çalışmayı kullanmadım çünkü zaten saatlerim esnek ve genelde evden çalıştım döndüğüm sene. ben daha erken başlamak isterdim aslında bu esneklikten dolayı ama babasının yanında kalabilmemiz için kullandım izinleri (farklı şehirlerde yaşıyoruz)
0
mezzosprite
(03.07.26)
16 hafta ücretli izinden sonra başladım. Çok iyi gelmişti bana. Ama ben evden çalışıyordum ve çocuk 9-10 aylık olana kadar yani yürüyene kadar ben zaten aynı oda içinde bir yandan oyuncak oynatıp bir yandan kod yazarak çalışıyordum. Ev işlerini de bakıcı yapıyordu.
1 yaş sonrası haftada 2 gün ofise gitmeye başladım o da iyi geldi. Başlarda üzüldüm filan ama alıştık.

Evden çalışma imkanım olmasa ara verirdim.
-1
yenibirgüzelnick
(03.07.26)
Yasal hak 22 haftadan sonra işe başlayacağım şu an hamileyim. Evdeyken orman cadısına dönüşmem muhtemel. Benim dışarıya çıkıp işime dönüp süslenip güzel güzel giyinip insan içine çıkmam gerek yoksa delilirim
0
Hallegadola
(03.07.26)
(5)

Nasıl ev alabilirim?

metal69
İstanbul'da 40 senelik binaya 45 bin lira kira ödüyorum. Bunun yerine kendi evime ayda 75-80 ödemeye razıyım, nasıl ev alabilirim, malum ev almak ta çok zor bu devirde.
İstanbul'da 40 senelik binaya 45 bin lira kira ödüyorum. Bunun yerine kendi evime ayda 75-80 ödemeye razıyım, nasıl ev alabilirim, malum ev almak ta çok zor bu devirde.
0
metal69
(28.06.26)
Bankaların ilk evim kredilerini incele.
Şu eminevim türevi kuruluşların kredi koşullarını incele.
Olmuyorsa şu ödemeye razıyım dediğin farkı biriktirmeye bugünden başla.
Biriktirdiğin parayı enflasyona ezdirmemek, heder etmemek için finansal okuryazarlık öğren.
Doğuştan şanslı olmayan, kendi tırnaklarıyla bir yere gelen herkesin, hayatının erken dönemlerinde 'malum ev almak ta çok zor bu devirde.' cümlesini mutlaka kurmuş olduklarını bil. Umutsuzluğa kapılma. İstersen olur.
+2
Mirket
(28.06.26)
Mevcut durumumuz aynı. Şehrin göbeğinde her türlü ulaşım aracına ve ihtiyacıma adım mesafesinde güvenlikli sağlam ama eski bir sitede oturuyorum.
Güvenlikli sağlam site hariç tüm özelliklerden vazgeçtim. Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli'de yeni yaşam kurulan büyük projelerin olduğu mahallelere bakıyorum artık. Konumdan vazgeçmek bir seçenek olabilir size de. Onun borcu bitince yeni daha iyi bir yerden ev alınabilir yada borç bitene kadar o evin bulunduğu bölge de gelişebilir.
0
cilekli pasta
(28.06.26)
ilk adım peşinatı toparlamak. hedefindeki ev ne ise bunun %20 kadarını biriktirmen lazım önce. bunu da kenara para atarak değil de fon yatırımı vs. kendi kendine artan bir yerde tutman lazım.

ikinci adım hedef küçültmek. 40 yıllık binaya 45 bin kira verdiğin ev muhtemelen yerinden dolayı değerli ve ederi 12-15 milyon tl. bunun yerine 5-6 milyona işini görecek bir ev bakmak.

üçüncü adım kredi limitlerini açık tutmak. kullandığın tüketici kredilerin, kredi kartların vs aksamasın. maaşına oranla yüksek bir kredi limitin olsun bu da harcama ve ödeme dengene göre belirleniyor.

dördüncü adım doğru zamanı kollamak krediler yüksekken alırsan ödemede zorlanırsın krediler düştüğünde ise ev fiyatları artıyor. bu ikisi arasındaki dengeyi bulman lazım. ya da zorlanmayı göze alıp ev ucuz, kredi yüksekken alıp. krediler düştüğünde. kredini başka bankaya taşıyabilirsin.
+1
orpheus
(28.06.26)
Diğer gönderilerde de paylaşıldığı gibi, şu dönem(yüksek faizli kredili dönemde) en mantıklı ev alma yöntemi tasarruf finansmanı kullanmaktır. Eminevim, fuzulev en kurumsalları ama yine de ufak sorunlar, pürüzler yaşatabilir.
0
kendimefotograflarim
(28.06.26)
Şu an yaşadığın semtin kriterlerini düşürerek ev alabilirsin. 40 yıllık binaya 45 bin kira veriyorsan nispeten düzgün bir semtte oturuyorsundur. Bu semtte satın alamayabilirsin. O halde 40 yıllık binalarında 20 bin liraya oturulabilen semtlerdeki evlere bakacaksın.
Mevcut semtinin konforunu bırakmak istemeyenler ev alamıyor genelde. Kadıköy’de kirada oturuyor, kadıköy’den ev satın almak istiyor. E oradan alamıyorsan ümraniye’den al o zaman? Yok klası sarsılır beyimizin.
Senin için söylemiyorum.
+1
dawsonscreek
(30.06.26)
(8)

Asya'ya ucak biletleri cok pahali degil mi?

tantamount_to_equivalent
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
-1
tantamount_to_equivalent
(06.06.26)
cogu uzak doguya giden tanidigim zaten artik barcelonaymis romaymis parismis yeterince gidip gordukleri icin ve degisiklik aradiklari icin gidiyor.

ya da vize ile ugrasmak istemeyenler de var. gidis donus 35-40k fena da gelmedi bu arada. ama ben o paraya asya yerine amerikayi gezerdim.
0
gitdaddy
(06.06.26)
Cok ama cok pahali. Iran savasi öncesinde de petrol cok ucmustu sonra bu krizle iyice fiyatlari etkiledi.

Bence tatile icin degil de seyahat icin gidiliyor. Özellikle de kisin gitmek cok uygun cünkü kisin ortasinda yaz tatilini de ekleyebiliyorsun.

Ek olarak da yeme içme orada cok uygun. Alisveris de keza öyle. Ucak büyük bir kalem oluyor ama onun üstüne cok da eklenmiyor.
Barcelona‘ya bilet daha uygun olsa da yeme icme cok daha pahali oluyor.
0
Purple life
(06.06.26)
Tercih meselesi. Kimisi vize alamadığı için kimisi alabilecekken uğraşmamak için kimisi Avrupa’nın hemen her yeri birbirine benzediğinden farklılık olsun diye. Birçok sebep var. Barcelona elma, Bali armut. Bali’de 7 yıldızlı otelde alınacak hizmeti Avrupa’da almaya kalksan 3 katı falan olur herhalde. Fiyat farkının bir sürü sebebi var, uçuş azdır uçak bileti pahalı olur, işçilik ucuzdur yeme içme otel ucuzdur gibi gibi.
+1
orient blue
(06.06.26)
Söylenenlere ek olarak Uçuş mesafesi + uçan havayolu firması.
Bugün Fransa Türkiye arasında;
Thy
Pegasus
Ajet
Sunexpress
Airfrance
Transavia

Bu kadar seçenek varken haliyle rekabet var.
+1
logisticsmanager
(06.06.26)
Pahali degil, asya uzak, ona gore de fiyatlar.
-4
baldur2
(06.06.26)
Barselona ile Bali çok farklı konseptler. Avrupa benim için bol metro kullanmalı, bol yürümeli, bazen tarihin bazen sanatın izini sürdüğüm anlardan ibaret. Bali ise tam bir huzur ve dinlenme tatili.
Bali’de özel havuzu olan villa konseptli bir otelde sabah&akşam sınırsız efsane lezzetlerin olduğu bir otelde Türkiye’ye göre çok komik bir rakama kalmıştık. Şöförlü araba tutup geziyorduk her gün, yaptırdığımız masajlar efsaneydi. Konsepti kenara koyup bütçeye bakarsak bunları herhangi bir avrupa ülkesinde yapmaya kalksa insan çok deli paralar harcar.
0
cilekli pasta
(06.06.26)
Maliyet açısından bakıyorsak, Barcelona'da otele vereceğin para uzakdoğu uçak biletini karşılar, üste para da artar.
+3
mikro patlama
(06.06.26)
Çok önceden alıyoruz biletleri, 1 sene kadar, bir de aktarmalı gidiyoruz daha uygun oluyor. Kore, japonya, çin, endonezya, 3 kez de taylanda gittik bu şekilde.
0
mavibalık
(07.06.26)
(8)

Tansiyon aleti önerisi?

jackyr
Aile büyüklerine tansiyon aleti almam gerekiyor ne alayım?Omron önerdiler. Inteliwrap olanından alayım dedim ama yorumları da pek iyi değil gibi? Yardımcı olabilir misiniz? Üst koldan ölçsün kullanımı kolay olsun.
Aile büyüklerine tansiyon aleti almam gerekiyor ne alayım?

Omron önerdiler. Inteliwrap olanından alayım dedim ama yorumları da pek iyi değil gibi? Yardımcı olabilir misiniz? Üst koldan ölçsün kullanımı kolay olsun.
0
jackyr
(05.06.26)
Omron M4 İntelli Wrap
Kullanıyorum, memnunum. Benim doktor (Kardiyolog Profesör) da onu kullanıyor.
Uygulaması harika. Doktor tansiyon dediğinde açıp telefonu geçmişini grafik halinde göstermesi çok iyi bir şey.
Dün başka bir braşta doktora gittim. Onda da Omron vardı.
Olumsuz yorumlar ne diyor ki?
0
Mirket
(05.06.26)
omron hakkında olumsuz bir şey diyen duymadım. bütün doktorlar, sağlık ocakları falan bile omron kullanıyor.

teknolojik kısmına para vermek istemezseniz koldan ölçen en basit modeli m2 miydi neydi, ondan alabilirsiniz, gayet doğru ölçüyor.
+3
kibritsuyu
(05.06.26)
Eski siparişlerimden baktım evdeki m4 imiş.
Zamanında yorumlara bakarak almıştım ben de. Bir sıkıntı çıkartmadı şimdiye kadar.
0
cilekli pasta
(05.06.26)
Omron basic modeller de iş görür,ben öyle aldım,koldan ölçsün yeter.
0
denizciman
(05.06.26)
omron koldan ölçüm iyidir.
omron m3
omron m6
+1
internet of things
(05.06.26)
omron m2+ aldım.koldan ölçüyor. gayet memnunum. bilekten ölçenler çok sağlıklı ölçmüyor. daha önce braun marka bilekten ölçer vardı ama omron aldım. memnunum
0
exlibris
(05.06.26)
Annemler omron koldan ölçeni kullanıyorlar ama modelini bilmiyorum. Memnunuz
0
black holes in the sky
(06.06.26)
bu arada çantamda gezdirebilmek için bilekten ölçen tansiyon aletim de var, o da omron.

sağlıklı değil, yanlış ölçüyor falan denilir hep ama aynısını ölçüyor. koldan ölçtüğün 128/82 ölçmüşse, bilekten ölçen de atıyorum 126/80 ölçüyor. en fazla küsuratı değişiyor. öyle tansiyonun 16 iken bunu ölçemeyip 12 falan demiyor. çantaya atıp gezdiririm derseniz bilekten ölçenleri de düşünebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(06.06.26)
(7)

Kurutmalı çamaşır makinesi kullananlar?

awlmi
bebek bekliyoruz, çamaşır kurutma makinesine ihtiyacımız var ama alanımız çok dar olduğundan çamaşır ve kurutma birlikte olan bir makine almak zorunda gibiyiz. aksi halde iki makine için baya bi tadilatla uğraşıcaz ki kiracıyız ve 1 sene sonra muhtemelen evden ayrılacağız. kullananlar memnun mu? pro
bebek bekliyoruz, çamaşır kurutma makinesine ihtiyacımız var ama alanımız çok dar olduğundan çamaşır ve kurutma birlikte olan bir makine almak zorunda gibiyiz. aksi halde iki makine için baya bi tadilatla uğraşıcaz ki kiracıyız ve 1 sene sonra muhtemelen evden ayrılacağız. kullananlar memnun mu? problem yaşıyor musunuz? marka model önerisi olursa makbul geçer.
0
awlmi
(02.06.26)
Tam model hatırlamamakla birlikte samsungun son modelleri güzel ve gerçekten kurutuyor. Fakat normal 30 derece yıkama artı kurutma 5 saate yakın sürüyor. (İki ayrı makine olsa da yıkama 1 küsur, kurutma yüke bağlı 2-3 saat sürüyordu zaten)

Benim korkum filtre kısmı. Ayrı kurutma makinemizde filtre kısmı vardı her seferinde temizliyorduk. Yıkama kurutma ortak olanlarda (veya bizimkinde) nedense yok. Tüyler iplikler nereye gidiyor bir yeri tıkıyor mu makine uzun kullanımda elimizde kalır mı görücez. Ama yer yoksa yapacak bişey yok, bence alınır.
+1
nhk ni youkosu
(02.06.26)
bende bosch var. çok memnunum. eski bir model.
0
co2s2
(02.06.26)
imkan varsa ayrı alın demeye geldim. ya da samsung almayın. kardeşimde vardı samsung'un kurutmalı makinesi. birkaç sene içinde çok kez servise gitti. en sonunda vestel'in normal çamaşır makinesi ile değiştirdiler. nhk ni youkosu'nun dediği filtre konusu var bir de.
0
inheritance
(02.06.26)
Samsung’un kurutmalı modelini 8 senedir kullanıyoruz. Çeyiz için almıştım sonra annemlere yazlığa taşıdık. 3 senedir de ayrı ayrı Siemens çamaşır ve kurutma makinelerini kullanıyorum.

Samsung tüyü havı kapaktaki lastiğe biriktiriyor. Islak mendil ile silmek gerekiyor her kullanım sonrası. Mevcut makinem 1.5 saatte dolap kuruluğunda veriyor ama Samsung 3 saatte kurutuyor yıkama da eklenince bayağı zaman kaybı. Yeri olmayana mecburiyetten önerebilirim ama önceliğim ayrı makine olur. Balkon kapalı ise balkonu da düşünebilirsiniz seneye taşınacaksanız.
0
cilekli pasta
(02.06.26)
İkisini de kullandım. Kesinlikle ayrı ayrı olanı alın derim. Kurutma makinesinin sadece bir prize takılması yeterli. Banyo haricinde de bir yere koyup suyunu boşaltabilir ileride evinize taşınınca da üst üste koyabilirsiniz.
0
denizgonen
(03.06.26)
ben yerim olmadığı için samsung'un kurutmalı makinesini almıştım. yerim olsa direk kurutma makinesi alırım çünkü tüyü tozu hep lastiklere birikiyor her kurutma sonrası lastik içlerini kapağı ıslak mendille temizliyorum bıktımmm. bu da yetmezmiş gibi o tozlar havalanıyor banyom toz altı oluyor.
normal kurutma makinelerinde filtrede birikiyor bu tozlar.
benim de bebeğim var kurutmayı hiç kullanmıyorum desem yeri zaten 3 saat sürüyor hatta bazen nemli bırakıyor, çocuğun küçülmeden giyeceği 3 ay zaten bir kıyafeti onu da çektiriyor, nemli kalırsa asmak zorunda kalıyorum br de ıslak mendille temizlemesi vs ay fenalık geldi içime yazarken. direk kurutmadan asıyorum artık.
zaten evden çıkacaksanız eve göre karar vermeyin makineyi yıllarca kullanacaksınız. bir odaya koyuverin kurutma makinesini.
0
rayde
(03.06.26)
tozları toplayamadığınız için kurutma sonrası kötü oluyor. içi toz doluyor, kurutmalar da doluyor ama birlikte olanların hiç şansı yok.

ayrı alıp yer yoksa üst üste koyun, benim tavsiyem bu şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
(15)

yazılımcılar napıyorsunuz?

yenibirgüzelnick
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı? ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı?
ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
📊 öldük mü?

Bu anket sona erdi. 43 oy kullanıldı.

0
yenibirgüzelnick
(02.06.26)
Yapay zekanın yeteneklerini de birileri geliştirmesi gerekecek. Rekabet artıyor ama ölüm görmüyorum ben.
+1
cilekli pasta
(02.06.26)
15 sene çok iyimser bi tahmin. 3 seneyi görür mü yazılımcı? Esas soru şu: yıllardır aynı muhabbet. İnsanlar işlerini kaybedecek ama yeni işler çıkacak.
Eee hani o yeni işler? 100 kişi işini kaybetti. Yeni iş 10 kişiyle devam ediyor.
+1
Lh12
(02.06.26)
15 seneye kadar yapay zeka konuşmaya yürümeye falan başlar. Max 5 seneye yazılımcılık diye bir meslek kalmaz
+1
runaway
(02.06.26)
biraz developer kafasından çıkmak lazım, yapay zeka ileride daha kompleks kodları da yazabilir, bu yüzden gelecekte avantajlı olacak kişiler en iyi kodu yazan değil, tüm araçları kullanarak bir iş problemini uçtan uca çözebilen kişiler olacak. bu yüzden gidip birazda işin müşteri ilişkileri tarafını da öğrenin. önceden developerlar product owner, product manager olmak istemiyorlardı.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sanayi Devrimi'nden beri insalığın anlamadığı bir şey var. 3 kişinin yaptığı işi 1 kişi yapacak duruma gelirsek o 2 kişi işsiz kalmaz arkadaşlar. 1 birim yerine 3 birim iş yapılır. Aynı sektörde, aynı arz üretilmez her zaman tabii ama "eyvah yandık, işsiz kalacağız" diye bir durum olmaz.

Teknolojik ilerleme ve verimlilik artışı uzun vadede toplam üretimi artırır, yeni sektörler ve yeni işler yaratır. Sanayi Devrimi'nden beri genel eğilim bu yönde oldu.

Elbette bazı sektörlerde daralma, kitlesel olmayan işsizsizlik gibi şeyler yaşanacaktır. Yeni sektörlerin gelmesi de zaman alabilir ama kitlesel bir işsizlik olmaz.

Tarımda bir zamanlar nüfusun %70-80'i çalışıyordu, bugün gelişmiş ülkelerde %1-5'i çalışıyor. Bu insanlar tamamen işsiz kalmadı; sanayiye, hizmet sektörüne, teknoloji sektörüne geçti.

Ek not: Bu değişime ayak uydurmak asıl mesela. Yani yapay zeka basit kodlamayı yapıyor ise sadece basit kodlama bilerek hayatta kalmaya çalışmamalı insan. Yapay zeka elbette bazı sektörlerin bitmesine yol açacak. Bu sektörün çalışanları da bu değişime ayak uydurmaz, yani kendini geliştirip yapay zeka ile yapılan işlere adapte etmezse işsiz kalması kaçınılmaz olur.

Özetle oturup beklemek yerine yapay zeka ile başlayan bu değişime nasıl ayak uydururum diye yaklaşmak lazım.
0
himmet dayi
(02.06.26)
Gömülü sistemler üzerine donanım/yazılım geliştirirken kademeli olarak otomasyon tarafına geçtim, yaklaşık 2 seneden fazladır full otomasyondayım, verdiğim en iyi karardı diyebilirim. Henüz sahaya çıkıp iş yapacak robot ve yapay zeka yok, ben ömrümü doldurana kadar da olmaz, sonraki nesil düşünsün.

Yapay zeka logaritmik hızla ilerliyor, şu an claude kullanmayan programcı yok, amele gibi satır satır kod yazan kalmadı, stackoverflow'da sorular eskisi gibi cevaplanmıyor, hatta site trafiği dibi gördü. daha da gelişirse önce junior'lar sonra da senior'ların etiket değeri iyice dibe inecek. Bir proje için gereken iş gücü hızla düşüyor, alternatiflere bakma zamanı geldi de geçiyor bence.

Maksimum bir nesil daha programlamadan ekmek yer, ondan sonrası muamma.

Artık birden fazla yeteneğin gerekli olduğu zamanlardayız.
+1
kimlanbu
(02.06.26)
yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunmek cok enteresan geliyor.

gelecekte ai sayesinde 1 yazilimci -> 20x yazilimci diyelim.

neden bugun dunyada 1000 is varken, yazilimci 20x is yapabildiginde hala 1000 is olacagini dusunuyorsunuz ki?

daha hala yangin ciktiginda gercek insanlar mudahale ediyor, hala araclari insanlar kullaniyor, hala devletin ve burokrasinin yarisindan cogu dijitallesmedi, hala kagit para kullaniyoruz, hala endustride insan isci kullaniliyor.

gercekten butun bunlari otomatize etmeden (yani her seyi) yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunduren ne?

en son belki yillaaar sonra, butun isleri otomotize edebildikten sonra bitebilir. omrumuz yeter mi sanmiyorum.
-3
gitdaddy
(02.06.26)
AI ile birlikte junior yazılımcılara ya da teknik olarak çok güçlü olsa bile business tarafını bilmeyen iletişimi zayıf profillere ihtiyaç kalmayacağını değil artık çoktan kalmadığını düşünüyorum. Analist ya da testçi diye tamamen ayrı bir rolün de bugünkü haliyle devam etmesi de mümkün değil. Teknik tarafı anlayan, business ihtiyaçlarını okuyabilen, iletişim kurabilen ve gerektiğinde hem analist hem yazılımcı gibi hareket edebilen kişiler yürütecek bu işleri. Ama bence yazılıma gelene kadar beyaz yakanın büyük kısmının işi aslında dokümantasyon, planlama, takip etme ve diğer tekrar eden şeylerden ibaret. Yazılım tarafı kısa zaman içerisinde tamamen değişecek ama ondan önce birçok ofis işine aslında çoktan ihtiyaç kalmadı.
+3
chaos moleculaire
(02.06.26)
@duyulmasi gerektigi kadar +1
0
co2s2
(02.06.26)
geçen gün okduğum bir veriye göre şuanda api'ler üzerinden llm'lerin %80'inini yazılım geliştiriciler kullanıyor. yani parayı yakan adamlar yazılımcılar. daha doğrusu kod geliştirici dediğimiz adamlar.

yazılımcılar biterse, claude'yi kim kullanacak? firmalar alıp tam otomasyona mı geçecek ? elbette hayır.

ben belirli seviyede bu işin devam edeceğine inanıyorum. en azından mevcut düzen benim gibi 30ların rotasında olan adamları emekli eder. robotlar, biraz böyle farkındalığı yüksek, şimdiki gibi ajanlar ile değil de gerçekten akıl yürütebilen algoritmalar geliştikçe kod geliştirme işi de azalacaktır. ama bizi kurtarır her türlü.
+1
xephyr
(02.06.26)
Yazılım bitmiştir. Bunu sizin 10x developer diyeceğiniz, alanımda trdeki allah tier sayılı insandan biri olarak söylüyorum.

Durumu görünce hızlıca pivot yapıp kariyer değişikliğine gittim. İşyerinde yıllardır beni ai ekibine almaya çalışıyorlardı istemiyordum ai olmaz ama r&dye geçerim dedim kabul ettiler.


Yeni tekliflere de asla dönüş yapmıyorum. En safe yerde durmak lazım bir süre



Edit: mesela juniorlar zaten yetişmiyor bu uzun vadede büyük problem ama onun dışında, spesifik roller yerine generalist eleman arıyor büyük şirketler. Yok ben javacıyım yok ben react biliyorum falan bunlar yok oldu. Sağlam bir mimari bilgisi, network bilgisi güvenlik bilgisi vs temel seviyede bunların hepsini bilen insanlar ai ile çok hızlanıyorlar onlara talep var
+2
aguen
(02.06.26)
Sektörde insan iş gücü son 1 yılda aşırı azaldı ve bu hızla giderse mevcut yazılımcıların %90'ı bence başka sektörlere kaymaya başlayacak. Evet Ai bir araç ve bu araçla daha çok iş üretilebiliyor ama bu işi de daha az kişi yapacak. Yüksek kalite iş yapan ve tecrübeli yazılımcılar ve sistem mühendisleri hayatta kalır ama 100 kişilik ekipler 10 kişiye düşecek ve maaşlar komik duruma düşecek, düşüyor.

Planlama, tasarım, muhasebe, pasif pazarlama gibi işlere yazılımcıların kayması ile asıl en büyük vurgunu beyaz yakalar yiyecek bence. Mevcut yazılımcılar bu tarz işleri yazılım araçları kullanarak çok daha verimli şekilde yapacak. Şu an bu dönüşüm başlamadı, ilk yazılımcıların etkilenmesi en etkin şekilde ilk onların kullanmasından kaynaklı, bir nevi kendi kendilerini bitirdiler. Birçok beyaz yaka ve patronu halen işlerini yapay zekanın yapabileceğinin farkında değil. Yazılımcılar da şu an piyasayı koklayıp bekleme dönemine girdiler.

Gerçek sanatçılar dışında teknik iş yapan grafiker, mühendis, prodüksiyoncu vs ne varsa yavaş yavaş elenecek. Belli işlerin yürümesi için sadece ai operatörlerine ihtiyaç kalacak. Şu an Türkiye'de bile Egea parasına robot satın alınabiliyor. Bu robotların ve mekaniğin yine Ai yardımı ile gelişmesi ile bence otomasyon sektörü de etkilenecek ama bunun için yine epey süre var.

Maalesef önümüzde sanayi devriminden çok daha öte etkileri olacak karanlık bir çağ var. Aktif iş gücünün %90'ı 5-10 yıl içinde işsiz kalabilir. Ne yazık ki insanlığın geldiği yer de buna hazır değil ve güçlü devletlerin işgalciliğe başlaması, gelişmemiş ülkelerin petrol kaynaklarına, nadir elementlerine sulanması da boşa değil. Ülkelerin doyurması gereken kalabalıklar gün geçtikçe artacak ve bunun için doğal kaynaklara ihtiyaç var.
umarım yanılıyorumdur.
+1
creepy
(02.06.26)
Bu tarz anketlerde yazilimci degilim, sonuclari goster secenegi olmali. Zira konu fazlasiyla populer, dolayisiyla merak uyandiriyor.
-1
Sour
(02.06.26)
@sour sonuçları görebiliyorsunuz üstüne tıklayıp
+1
🌸yenibirgüzelnick
(02.06.26)
@yenibirgüzelnick aa bilmiyordum, tamam, tesekkurler.
0
Sour
(03.06.26)
(4)

online terapi

goge bakan
online terapi alıp memnun kaldınız mı? hangi platformu önerirsiniz?
online terapi alıp memnun kaldınız mı? hangi platformu önerirsiniz?
0
goge bakan
(31.05.26)
keriz. avi
not: psikoloğum.
-4
mikahakkinen
(31.05.26)
denedim memnun kalmadım. ben de odaklanamadım, psikolog da odaklanamadı. duyguya girilemiyor. internet yüzünden donma sorunları oluyor.

sonra 2.5 yıl yüz yüze her hafta düzenli terapi aldım ve çok iyi geldi.
0
art cat chocolate
(01.06.26)
Eşleştiğim kişi instagramda fake takipçileri doldurmuş popüler izlenimi vermeye çalışan boş bir insandı.
Seanslar boyunca gözler fıldır fıldır ben hariç her işle meşgul oldu. Ben bana denk gelen uzmandan zerre memnun kalmadım.
+3
cilekli pasta
(01.06.26)
Ben memnun kaldım, donma vs olmuyor. Sessiznsakin bi ortamda katılırsan duyguya geçişte falan da eksiklik olmuyor ama ben yüzyüze terapi almadığım için karşılaştırma yapamam tabi.
-1
Sadece soruyorum
(02.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olmaz
-5
arbre
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
(20)

Kız beni terk etti

deniz kiyisi ve papatyalar
Gerekçesi de şu: Şimdi benim kardeş gibi gördüğüm bir dostum var, Ahmet. Ahmet'in bir süredir Leyla'yla ilişkisi var. Ara ara Ahmet kızın evine gidince beni de çağırıyorlar yemeğe falan. Bizimki burdan bir taktı bu Leyla'ya, ama çok hissetmemiştim.Neyse bu Leyla'nın çok yakın bir arkadaşı var Semra
Gerekçesi de şu:

Şimdi benim kardeş gibi gördüğüm bir dostum var, Ahmet. Ahmet'in bir süredir Leyla'yla ilişkisi var. Ara ara Ahmet kızın evine gidince beni de çağırıyorlar yemeğe falan. Bizimki burdan bir taktı bu Leyla'ya, ama çok hissetmemiştim.

Neyse bu Leyla'nın çok yakın bir arkadaşı var Semra diye. Ben bu Semra'yla bir iki ay önce tanıştım ama çok hazzetmedim kendisinden. Bunu da benim kıza söylemiştim.

Geçen gün gene Leyla'nın evine gittik bizim Ahmet'le. O gün de Leyla dedi ki Semra bizi evine davet ediyordu, hazır gelmişken beraber gidelim. O gün de benim kız yoldaydı, memlekete gidiyordu, öncesinde bana dedi ki yolculukta beni yalnız bırakma, o gün konuşalım yazışalım falan. Hal böyle olunca ben Semra'nın davetini kabul etmedim.

Neyse akşam oldu, bizim kızla zaten aramız limoniydi. Ben de gönlünü alırım diye salak gibi gidip bu Semra'nın davetinden bahsettim. Dedim ki bak insanlar beni çağırıyor ama ben zamanımı sana ayırıyorum, sana sözüm olmasa oraya giderdim.

Bu olayı duyunca benim kızda şalter attı. "Sen böyle bir şeye normal mi bakıyorsun"dan girdi, "ben seni Leyla'yla Semra'nın evinden mi toplayacağım"a kadar geldi.

Sonuçta ilişkiyi bitirdi.
İşlemediğim suçtan ceza yedim, ama ona göre benim içimde böyle bir şey varmış, ben başka kadınların evine gitmeyi normal görüyormuşum, bu da ona tersmiş.

Dışarıdan bakınca nasıl duyuluyor, ben kızı aldatmış mı oluyorum?

(Bu arada: uzak mesafe ilişkisi yaşıyorduk)
-7
deniz kiyisi ve papatyalar
(25.05.26)
Bi de cinsiyetleri değiştirip okumayı deneyebilirsiniz, o zaman biraz daha "ayrılan taraf haklı"ya kayacak bence cevaplar.
+7
mezzosprite
(25.05.26)
Semra’nın evine gitmemişsin ama kıza sözün olmasa gidecekmişsin. Kız arkadaşın hoşlaşmamış işte dörtlü takılmalar hele rahatsız ediyor demek. Niye uzaktan acı çeksin. İkinize de ayrı ayrı mutluluklar diliyorum.
+2
cilekli pasta
(25.05.26)
Biraz bahanesi olmuş gibi geldi bana, ben bunu konu edebilirdim ama ayrılık sebebi olmazdı...Zaten uzak ilişki diyorsun, gözden ırak gönülden ırak. İkiniz için de hayırlısı olsun
+4
gadlemler
(26.05.26)
Kız haklı. Grup yaptığınızı düşünmüş. Yapmıyorsanız da siz de sıkıntı var
-4
benaslindayohum
(26.05.26)
uzak ilişki etkisi sanki biraz, yoksa bu tek başına ayrılık sebebi olmaz kanaatindeyim.

Öte yandan, tek başına bu sebep de olmayabilir. İlişkide huzursuz, güvensiz hissettirdiyseniz bu harekete geçiren olay olmuş olabilir
0
kojonotsuki
(26.05.26)
Kardeşim senden bir yol olmaz, kız haklı
-9
arbre
(26.05.26)
Çoğunluk getiriyor ama baktıklarını görmedim hiç. Şayet bir iş/okul için kabul mektubu vs varsa ona bakabilirler belki onun dışında binde bir ihtimal. Her şey beyan.
0
ezkaza
(26.05.26)
kız arkadaşınız, en yakın arkadaşının sevgilisinin arkadaşı olan Mehmet'in evine gitse ne düşünürsünüz?
+3
co2s2
(26.05.26)
yahu ne aldatması.
sen de bu konulara kız arkadaşın gibi bakmıyorsan, ömür geçmezmiş zaten. manipüle de olma. farklı kafalardasınız. geçmiş olsun.
bence başka bir arkadaşınızın evine gitmeniz normal, ama senin de bunu normal görüyorum diyebilmen için @co2s2'nin yazdığı duruma arıza yapmaman gerekiyor. her sey karsılıklı.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.05.26)
Şimdi genşler şunu belirtmeyi unuttum: bu semra'nın sevgilisi de orda olacaktı, ayrıca evlilik planları yapıyorlar, yani semra bekar falan değil. Şimdi semra bekar olsa tamam diyeceğim, bekar kadının evinde ne işim var falan. Ama durum öyle değil.

Ben onun gitmesine ne derdim? Aynı durum olsaydı bir şey demezdim. İşin doğrusu bu.
-1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(26.05.26)
İşlemediğiniz suç; "semranın evine gitmek"

İşlediğiniz suç "kendi sevgilinize, alakasız, arkadaşınız falan bile olmayan başka bir kadının evine gitmemiş olmayı lütuf olarak sunmak ve başka bir seferde (örneğin sevgilinize sözünüz olmasaydı) oraya gidebileceğinizi söylemek"

Kadın da buyur git ben engel olmayayım demiş haliyle.

Ben çok tutucu bir insan değilim, hatta hiç tutucu bir insan değilim. Ama bir ilişki, ilişkidir. Partnerimin beni bir eş olarak görmesini isterim, "manita" olarak değil. Bu bir tercih meselesi.

Benim anladığım şu, arkadaşınız ve onun sevgilisiyle izole takılmaya başlamışsınız bir demiş. sonra bu gruba arkadaşınızın sevgilisinin arkadaşını eklemişsiniz, iki demiş. En son arkadaşınızın sevgilisinin arkadaşının evine gidebilme ihtimaliniz gündeme gelince "e yeter ama" demiş. Bence çok haksız sayılmaz açıkçası.
+6
akhenaten
(26.05.26)
Hakli yada haksiz orasini bilmem ama siz de cok bosbogaz, nerede ne konusacagini bilmeyen biriymissiniz
+4
turkuaz
(26.05.26)
biraz bahane gibi olmuş.
zaten aramız limoniydi demişsin, niçin limoniydi? zaten uzak mesafe ilişkisi yaşıyorsunuz ve aranız limoni ise bu olay bahane olur.
asıl olay şu. kız senden uzakta. sen ise ahmet-leyla ve semra-sevgilisi 3 çift beraber takılıyorsunuz. kız da dışarda kalıyor. durum gerçekten normal değil.
boşver bu grup zaten sana yeni birisini bulur beraber takılırsınız.
ha bu arada bu kadar sık evlere gitmeler falan bana hiç normal gelmedi. ahmetin seni leylanın evine çağırması bile anormal.
+2
abelardo
(26.05.26)
"Dedim ki bak insanlar beni çağırıyor ama ben zamanımı sana ayırıyorum, sana sözüm olmasa oraya giderdim."
Bu cümle o kadar kötü ki Semra'nın daveti olmasın, akraba daveti olsun yine de söylenmez. Buna sinirlenip bütün öfkesini kusmuş.
Hak verdim kendisine.
+3
mutekebbir
(26.05.26)
Benim Semra'ya gitmeyip bunu lütufmuş gibi dile getirdiğimi söylemişsiniz. Öyle midir, öyledir evet, gayet de lütuftur bu. Anlayış meselesidir bu dostlar, ama ben şöyle bakıyorum: İlişki dediğiniz olay "doğal" bir şey değil, bir doğa olayı değil, iki insan uzlaşırlar ve hayatlarını buna göre şekillendirirler, bu da ilişkilerin bir feragat olduğu anlamına geliyor. Sonuçta başkasına bakmayacağım, başkasına daha fazla değer vermeyeceğim, başkasına daha fazla zaman ayırmayacağım. Dolayısıyla ilişki dediğiniz şey bir feragat etmedir.

Bunu dile getirince tuhaf geliyor biliyorum ama gerçek bu. Benim bunu dile getirmem de belki şık olmadı, ama bunu durup dururken söylemedim. Yaptığı şeyler görülmeyince insan görülsün istiyor doğal olarak. "Sen bana değer vermiyorsun, bana zaman ayırmıyorsun" dediği için ben de bunu dillendirdim.

Burda onu da suçluyor değilim, ortada bir suç yok. Beklentilerimiz, ilişki anlayışımız, hayata bakışımız vs. farklıymış demek ki.
-1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(26.05.26)
Leyla seni Semra'ya ayarlamaya çalışıyordu. Ufak ufak aranızı yapmaya çalışıyordu.

Kız arkadaşın durumu farketmiş.
Rahatsız olması çok normal.

Siz erkekler olaylara fazla düz bakıyorsunuz.

Niyetleri, amaçları, imaları vs anlamıyorsunuz.

Leyla ile de Semra ile de artık görüşme.

Ahmet'le görüşeceksen de dışarıda tek takıl.

Sevgilinin gönlünü al.
0
anaphylacticshock
(26.05.26)
Uzak mesafe için üzülmeye değme bro
0
genki
(26.05.26)
Bahane olmuş, uzak mesafeden ilişki olmaz zaten
+1
mirty
(26.05.26)
çok sık eve gitmeler vs o konuda haksızsın arkadaş grubun okuduğumuz kadarıyla bana itici geldi. ancak ayrılmayı gerektirecek bir durum yok o konuda seni suçlayamam belli ki yenge ayrılmayı kafaya koymuş bahaneyi de bulmuş.
0
ercu cozer
(26.05.26)
sen haksızsın cunku Semra ile Leyla'nın niyetini bilmene rağmen, onlarla görüşmeye gidebilirdin...sadece kız arkadaşının biraz izin vermesine bakardı.

kız arkadaşın haksız, çünkü seni yeterince isteseydi, böyle bir durumdan dolayı ayrıldıktan sonra bile yine de biraz çabalardı.

aslında ne sen ne kız arkadasın birbirinize o kadar bağlı değilsiniz belli ki. semra ile leyla da çakallık yapıyor. en iyisi git semra ile tanış belki daha mutlu olursun arkadasının ortamında oldugu için, ne kaybedeceksin ki
0
monicapp
(27.05.26)
(5)

Dakik misinizdir?

substituent
Toplu taşımada hep aynı dakikada gelen otobüse/metroya biner misiniz? Otobüs için çok mümkün değil ama özellikle raylı araçlar için. Her sabah işe giderken aynı saat de aynı dakika da gelen trene biner misiniz, istisnasız? (Sizden kaynaklı bir gecikme olmadığı sürece)Yoksa genelde belirli aralıkta
Toplu taşımada hep aynı dakikada gelen otobüse/metroya biner misiniz? Otobüs için çok mümkün değil ama özellikle raylı araçlar için. Her sabah işe giderken aynı saat de aynı dakika da gelen trene biner misiniz, istisnasız? (Sizden kaynaklı bir gecikme olmadığı sürece)

Yoksa genelde belirli aralıkta gelen trene mi binersiniz, ama hep aynı dakikada olmasına gerek yok gibi…
📊 Dakik misiniz?

Bu anket sona erdi. 32 oy kullanıldı.

-1
substituent
(24.04.26)
Ben açıkçası her türlü toplu taşıma sisteminden daha dakiğim malesef. Dakiğim yazmaya gelmiştim ama toplu taşıma ölçütü hevesimi kırdı :D ölçüt bu değil.
0
akhenaten
(24.04.26)
işe giderken evden çıkış zamanım aynı olduğu için sabahları hep aynı trene binmiş oluyorum
0
my fault
(24.04.26)
Mesai başlangıcı esnek bizde. Haftada bir gün ofis. Onun da ne zaman başlayıp biteceğini çalışana bırakıyorlar. O yüzden "sabah 8'de ofiste olmam gerekiyor" gibi bir kriter olmadığı için ne zaman uyanırsam o zaman gidiyorum ofise. Haliyle hep aynı anda geçen tramvaya binmiyorum.

Eskiden mesai başlangıcının belli olduğu bir işte çalışıyorken (iş yeride evime çok uzaktı) hep olmam gereken saatten bir 10 dakika falan önce çıkardım. O 10 dakika bazen 5 olur bazen 3 olur. O yüzden 10 dakikalık aralıktaki araca binerdim.
0
himmet dayi
(24.04.26)
Üniversitede metrodan sonra vapura bindiğim için ve vapur da çok sık kalkmadığı için günlere göre evden çıkışım sabitti. Cuma geç giderken sabit tayfa, erken günler sabit tayfa ile yolculuk yapardım metroda. Günü planlı yaşarım hassas noktam diyebilirim.
0
cilekli pasta
(24.04.26)
Aşırı dakik. Saniye tuttururum.

Erken filan gitmem. Tam zamanında.
0
gabe h coud
(25.04.26)
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(12)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+3
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(7)

Yüz için güneş kremi

neymiş
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
0
neymiş
(12.04.26)
Shiseido Clear Suncare Stick mavi bir kutusu var.
Beyaz tenli güneşe çıkınca hemen kızaran bölge bölge siyah noktaya meyilli karma cilt yapısına sahibim. Çok krem çöpe atmışlığım var bu ürünle çok iyi anlaştık.
0
cilekli pasta
(12.04.26)
Ben bu konforu kore güneş kremleri hariç bulamıyorum, o yüzden önerim Skin1004 mavi kapaklı olanı.
0
ekimoloji
(12.04.26)
Marka doktor önerisiydi. Stick olması zaten ayrı bir efsane.

www.n11.com
0
Mirket
(12.04.26)
badecanlar, mis gibi bi yapısı var
-1
mezzosprite
(12.04.26)
guneskremi bence tavsiye ile degil test ederek alinir.
mesela bana Shiseido cok agir geliyor ama bir cok kisi severek kullaniyor. Bioderma da cok guzel oluyor ama ikinci kez uygulayamiyorum cunku soyulma yapiyor. LRP cok cok guzel ama sivilce yapti. Skin1004 cok guzel ama lekeli cildime yeterli gelmiyor :D

sorununuza, cilt tipinize, nerede kullanacaginiza gore (evde/disarda-gunluk/ deniz kenari) bence cok degisiyor.

su ana kadar gunluk kullanim icin en memnun kaldigim, avene ve Transparent Lab (yurtdisi satisi var sanirim sadece); deniz kenari ve cok asiri gunesler icin avene sunsimed ve eucerin; ev ici kullanimda BOJ oldu.
0
65 derece
(13.04.26)
cerave yüz kremi 50 spf 52 ml. nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor.
0
eisberg
(13.04.26)
shiseido'nun her ürünü non-comedogenic ve dermokozmetik degil. türkiye'de cok beyaz tenliyim diyenlerin cogu beyaz tenli bile degil. shiseido eger alerjik bir cildiniz varsa sahiden üzer. bana la roche ultra hassas, avene, cerave bile alerji yapti, shiseido plak plak egzama yapti resmen.
güvenle kullandigim daylong ve dermalogica. daylong cilt kanserinde de öneriliyor mesela. bir arkadasim daylong'un ona agir geldiginden bahsetti ama cildi kösele gibi, hicbir sey alerji yapmiyor ma ona agirlik vermis iste.
65 derece +1 diyorum cünkü cok kisisel bir tecrübe günes kremi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
(12)

37 yaştan sonra iş değişimi

pembediken
Iş teklifi geldi. Maaş ve olanakları iyi ancak iş zorlu. Yükselme durumu var. Bekar çocuksuz kişi. Ne yapmalı
Iş teklifi geldi. Maaş ve olanakları iyi ancak iş zorlu. Yükselme durumu var. Bekar çocuksuz kişi. Ne yapmalı
0
pembediken
(06.04.26)
Abi 37 çok normal bir yaş, bu kadar kafaya takmayı gerekmeyecek bir yaş. Millet 50-60 yaşlarında yapıyor.
+3
logisticsmanager
(06.04.26)
Risklerin ve faydaların yorumu size kalmış ama aynı yaşta evli çocukluyum, yeniliklere açığım.
0
mbond
(06.04.26)
o yaşa kadar bekar ve çocuksuz gelmiş artık yükselmekten de korkmasın. go go go
0
enteg
(06.04.26)
Işte 20li yaşlardaki heves mi dersin artık o olmuyor. Belki bundan dolayı çekimser kaldım
0
🌸pembediken
(06.04.26)
Pozisyon düşmeyecekse bence no problem. sektörümde (teknoloji) 40’a kadar insanlar çokça şirket değiştiriyor ama amirinizden yaşça büyük olacaksanız temkinli davranmakta yarar var.
33 yaşındayım çalıştığım yerde henüz senem dolmadı 35 yaşında istediğim pozisyonda olamayacağıma kesin inanırsam tası tarağı toplarım açıkcası yükselemeyeceğim yerler beni basıyor emekli yaşı olmuş 65 biz daha çıtırız.
0
cilekli pasta
(06.04.26)
sonunu dusunen kahraman olamaz.
0
cooperr
(06.04.26)
37'den sonra kariyer değişikliği yptım. Artılarını eksilerini iyi düşünmek lazım.
0
rakicandir
(07.04.26)
37 yaşında bekarım.

Mevcut işinden memnunsan gerek yok bence. Kafa rahatlığı ve konfor alanı yaş ilerledikçe daha çok önem kazanıyor.
+1
HellKeePer
(07.04.26)
Grinding forever. Hiç düşünmeden atla. 2 sene sonra iyi ki yapmışım diyeceksin. Hayat uzun. Çalışmadan olmuyor. Alternatifin yoksa keşke dememek için fırsatlara atlamak lazım. Alternatif varsa zaten bize sormazdın.
0
gabe h coud
(07.04.26)
Ben 40 yaşında iş değiştirdim, hayatımda verdiğim en doğru kararmış. İş zor olursa olsun, azminiz varsa her türlü halledilir.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Buranın gazına çok gelme
İş değiştirmek öyle basit bir geçiş değil. Hele ki mevcut işin iyiyse. Maaşla zengin olunmaz unutma
+2
Cezcez
(07.04.26)
36 yaşımda başka ülkede dilimi geliştirerek mühendis olarak çalışmaya başladım.

Bilmem anlatabildim mi:)
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(14)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Burada bu soruları sormayın moraliniz bozulur +1

En iyisi doktora gidip danışmak, rutin muayene yerine geçer, pap smear ihmal edildiyse arada ona da bakılır, gerekirse folik asite başlanır. Gerçekten çocuk ile birlikte gelecek sorumluluklara hazır olup olmadığınızı da sadece siz bilebilirsiniz.
+1
kullanicadi
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(5)

Doğum günü hediyesi

kisa
Merhaba arkadaşlar33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.7-8 bin TL olabilir.Ne dersiniz?
Merhaba arkadaşlar
33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.
kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.
7-8 bin TL olabilir.
Ne dersiniz?
0
kisa
(25.03.26)
bu arkadaş özel bir arkadaş ise parfüm hediyesi alma. parfüm ayrılığı simgeler.

bütçe 7-8 bin ise bence deneyimleyebileceği bir şey alabilirsin. atıyorum spa olur, masaj olur, güzel bir restoran olur.
0
elektr10
(25.03.26)
Birine ancak kullandığı parfüm hediye alınmalı. Parfüm çok bireysel, kişinin kendisinin seçmesi gereken bir ürün bence.
Kitap da aynı şekilde.

Ben olsam şöyle Pandora, Swarovski, So chic tarzı bir yerden bütçeye uygun şık bir aksesuar hediye ederdim.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
kadınlar parfüme bayılır ancak ne sevdiğini bilmiyorsan riske girme asla. @mutekebbir'in dediği gibi bir şey daha uygun olur
0
sweetoffice
(25.03.26)
www.beymen.com

ben arkadaşıma bundan almıştım çok sevmişti. ben de çok sevdim kendime de aldım. yaşlarımız 29.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Kadınlar erkekler kadar saat düşkünü olmuyor genelde mekanizmaya değil şıklığına bakıyor. Eğer öyle ise sade şık bir aksesuar olarak saat güzel olabilir.
Mesela: www.saatvesaat.com.tr

33 yaştan selamlar :)
+1
cilekli pasta
(25.03.26)
(10)

Sakarya karasu neden ucuz

ceann deas
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
0
ceann deas
(22.03.26)
Denizi deniz değil, her sene kıyıdan yiyor. Dip dalgası bitmez, kirliliği bitmez.
İnsanı desen insan değil.
Tuzlu suya yakın çatım olsun diyen alıyor.

Ayrıca çok arz var, komşu kocaali dahil. Senede 5-6 kez geçiyorum oralardan, sürekli yeni inşaat.
+1
Bruce
(22.03.26)
Çünkü insan kalitesi iyi değil.
Denizi tehlikeli. Mevsimi kısa ve Zemin sağlam değil.
+2
huladancer
(22.03.26)
B*k gibi bi yer çünkü.
+5
Mcfly
(22.03.26)
Deprem riski var diye biliyorum
0
baldan kaymak
(22.03.26)
Görmesem deniz olan bir yer hakkında yapılan bu acımasız yorumlara asla hak vermezdim. Fakat evet gerçekten ne denizi ne insanı ne de çevresi hakkında ufacık olumlu görüşüm yok. Bermuda seytan üçgeni içinde kalan bir şehirde yer alıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Her sene denizinde banko iki ölü oluyor
0
Hallegadola
(22.03.26)
Üniversiteyi Sakarya'da okudum. Bir kere gitmedim. O kadar uzak bir yer merkeze. Yaşamak için alacaksan Adapazarı, Serdivan ilçeleri için en az 1 saat sadece gidiş. O da arabayla. Paran çoksa alabilirsin. Yazlık olarak satarsın 10 yıl sonra.
-5
arbre
(22.03.26)
Komşu ilçesi Kocaali’de yazlığım var. 6 sene önce ailem fındık bahçesi almıştı öyle bir gönül bağı kurunca ben de yazlık aldım. Karasu’yu pek bilmiyorum ama deniz ciddi dalgalı girilebilir gün tek tük. Haricinde ben çok seviyorum Kocaali’yi yazlıkta çoğunluk beyaz yaka ve almancılar var bizim sahil tarafında. Sitenin havuzu olduğu için deniz de aramıyoruz pek. Arsamızın olduğu yer daha içerde onlar da emekli tayfa genelde. Muhafazakar bir çevre var ama kimsenin kimseye lafı sözü olmuyor. Kışın çok boş bir de. Dışarda sık vakit geçiren insan için kış sıkıcı olabilir. Ben çok arkadaşıma arsa / ev aldırdım. İmarsız arsa alanlar imar gelince güzel kazandılar. Marmaris’e bütçesi olan ordan alsın elbet dünyanın yedi harikasından değil ama benim gözümde fiyat performans bir yer. 1 milyona ben pek duymadım genelde Ekşioğlu düşük peşinat ve senetle satıyor o tarz bir kampanya olabilir ama genel olarak uygun fiyatlar zaten.
Adapazarı treninin devamı yapılacak Karabük’e kadar. Karasu limanı ve Kocaali istasyonları da olacak, organize sanayi genişliyor ben değerleneceğini düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(22.03.26)
adapazarı nın muhafazakar kesiminin yazlıkları yer alır genelde muhafazakarsan keyif alabilirsin değilsen farklı gelebilir.
doğası güzel ama denizi çok tehlikeli. hafif yüzme bilenler için sahile biile inme derim.
0
deepex
(22.03.26)
tarikatlar bölgesi
0
croswell
(23.03.26)
(14)

Çamaşırda tek tür deterjan kullanan var mı?

substituent
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,

Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.

Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)

Teşekkürler!
0
substituent
(20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm.
Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum
migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı.
Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
+1
mutekebbir
(21.03.26)
(13)

erkek kedi

princess eugenie
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudu
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudum.
0
princess eugenie
(17.03.26)
kısırlaşırsa koku bırakmaz. evin hanım kişisi gönülden istemiyorsa asla sahiplenmeyin. evet ihtimal dahilinde tırmalar, yıkar döker. canı sağ olsun diyorsanız sahiplenin.
+3
surprise
(17.03.26)
iyisi kötüsü ile alacaksanız alın biraz seveyim sonra dışarı bırakıcam derseniz ona en büyük kötülüğü yaparsınız, eve alışan dışarda yapamıyor.
kusar işer bunlar hep olasılık ama yapmayan kedi de çok.
+2
eja
(17.03.26)
eger gec kisirlastirirsaniz koku birakmaya devam edebilir. bu sebeple zamanlica yapmak önemli.
ama simdiden tirmalar, tüy döker, su bu endise ediyorsaniz bence hazir degilsinizdir. zaten cocuklar istiyor diye eve hayvan girmesine ben karsiyim. bilin ki kediler tam olarak sürpriz yunurta. iclerinden ne cikacagini bilemiyorsunuz.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
Öncelikle, ben bu fikre mesafeliysem, 7 yaşındaki çocuğun geçici olabilecek bir hevesi için sahiplenmezdim.
Benimki koltuk, perde gibi şeylere asla dokunmaz ama arkadaşım 2 ayda bir lime lime olan tüllerini değiştirir. Büyüyünce çok sevgi dolu da olabilir; ters bir karakter olup dokundurtmayan, siz geçerken pençe atan bir tip de olabilir. Benimki ikinci türden; ayrıca poposunu tam temizleyemediği ve temizletmediği için ağır bir koku yayıyor. Eve tüy, kum dökebilir; arada halıya, koltuğa kusabilir. Şimdi sağlıklıysa da sonradan çok yorucu ve masraflı bir hastalığı ortaya çıkabilir. Senelerce kumunu düzgün kullansa da, bi gün kaşla göz arasında yatağınızın ortasına işeyebilir.

Ancak siz sahiplenmediğinizde sokağa gidecekse, bir canlının hayatını kurtarmış; onu açlık, soğuk, dayak, korku ve belirsizlikten çekip almış olacaksınız, en önemli motivasyon unsuru bu. Ayrıca yukarıdaki tüm olumsuz ihtimallere rağmen çok seveceğiniz için, eve ve bütçenize vereceği zarar size batmayacak.
Karar sizin.
+4
lil siztah
(17.03.26)
ben çok isteyerek sahiplendim kedimi ve o kadar pişmanım ki sana anlatamam. kediyi alırken temizlik, evi tırmalama, işeme, kusma vs her şeyi kabullenmiştim ama meğerse ALERJİ konusunu gözden kaçırmışım ve en önemli kısmı buymuş. eğer kedi alacaksanız önce göğüs bölümüne randevu alıp kedi tüyü alerjisi testi yaptırın. meğer eşimde kedi tüyü alerjisi varmış. ve biz alerjiyi sadece basit bir hapşırık sanıyormuşuz. şubat mart ayları alerjinin atak dönemi ve hatımız cehenneme döndü. eşim evde nefes alamıyor. kedi perişan. ben sürekli temizlik yapıyorum ve elimde tüy toplama rulosu ile geziyorum gece yatarken belim kopmuş gibi ağrıyor. atak dönemi olduğu için sürekli evi temizliyorum sürekli kediyi taramaya çalışıyorum kedi taranmaktan nefret ediyor. şu anki yaşadıklarımı biri bana fragman olarak gösterseydi asla almazdım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
"ay ben kıldan tüyden rahatsız olurum" diyecekseniz almayın.

Evde alerjik bünyesi olan varsa almayın.

Zaten ev işlerine zar zor yetişiyorsanız ve neredeyse her gün evi süpürmeye enerjiniz olmayacaksa almayın.

Gerisi çok kolay zaten. Kedi süper bir şey. Bizim çocuk iki kedi ile büyüdüğü için hem oyun oynamayı hem iletişim kurmayı yaşıtlarından daha iyi biliyor.

Edit: ev ufak ve zaman darsa almayın. Kuş, balık falan alın ama kedi almayın sakın. Kedi dahil hepiniz kafayı yersiniz.
+2
prole
(17.03.26)
ev ufak, zaman dar, değil her gün evi süpürmek hiçbir şeye yetişemiyorum, çocuğum çok istiyor :( ben de istiyorum ve çok seviyorum ama nasıl olacak bilemiyorum. masrafı hiç problem değil ama bakmaya zaman ayırmak zor olacak. şu an düşününce balık kuş bile zor geliyor.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
ve bir de çocuğum her şeye alerjik. kediye alerjik mi bilemiyorum.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
Kediler, köpekler gibi ırkını söyle sana nasıl davranacaklarını söyleyeyim denebilecek canlılar değiller. Her kedi tıpkı insanlar gibi ayrı karakter özellikleri gösterir. Kimi tırmalar kimi tırmalama tahtasından başka bir yere dokunmaz, kiminin aklı fikri yemekte olur rahat vermez, kimi aldığınız en güzel mamaları dönüp koklamaz bile. Kimi kendine dokundurmaz, kimi tepenizden inmez. O yüzden hiçbir kedi sahibi kediler şöyledir böyledir demez, benimki şöyle böyle der.

Herkes yazmış ama ben de bir kez daha altını çizmiş olayım; Eğer bir süre sonra vazgeçip sokağa bırakacaksanız, emin değilseniz sakın bu işe girişmeyin. Kediler sıkılınca kenara bırakılacak oyuncaklar değiller. 15-20 sene boyunca tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazırsanız alın, değilseniz yol yakınken dönün.
+7
thracia
(17.03.26)
Benim oğlum da 7 yaşında. Aşırı istiyor ben de çok seviyorum ama daha önce sadece kuş beslemişliğim var. 2 aylık bir tekir gördük hamileyken annesini doğum için eve almışlar yavrularını sahiplendiriyorlar. Tüm malzemelerini sipariş ettim girdik bir yola bakalım.
Oğlan da kazık kadar oldu o da gün geliyor kusuyor işiyor o gözle bakıyorum kediye de anne olacağım o da yavru kafasındayım.
+2
cilekli pasta
(17.03.26)
çocuk istiyor diye kedi alınmaz, oyuncak değil bu
+5
zozjotejmnk
(17.03.26)
kısırlaştırılırsa koku bırakma olayı olmuyor. ama tepki işemeleri olabiliyor. bizimki son iki senede iki kere sanırım, koltuğa işedi mesela, neden bilmiyoruz. yıkatmadan da geçmiyor doğal olarak. bi ara çamaşır sepetine toplanmış temiz çamaşırlara işeme huyu çıkardı, iki üç kere de öyle işedi. uzun zamandır bi sıkıntı yaşamıyoruz ama yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. psikolojik sebepleri olduğu kadar hastalık (idrar yolu enfeksiyonu, taş vs) sebeplerle de işeyebiliyorlar. hiçbir sıkıntı yaşamama ihtimaliniz de var tabi. bizimkinde ilk 4 sene olmadı mesela böyle bi şey.

tırmalama olayı da değişebiliyor. mesela koltukları tırmalamıyor. nadiren gerinirken vs tırnaklıyor. ama perdeleri yırttı hep. istemeden de olsa tırnağı takılabiliyor. bi tane çalışma sandalyemiz vardı, haşat etti. şimdiki hedefi kızımızın yeni yatak başlığı...

onun dışında en büyük sıkıntısı tüy. robot var. hafta sonu süpürüyoruz ekstra süpürgeyle. hafta içi de bir kere süpürüyorum. ama yine de her yer kıl. perdeler aşırı kıl tutuyor kumaşından ötürü. oynatmaya korkuyorum yani. ha biz ayda bir bile taramıyoruz belki, sık tarasak problem çözülebilir ama enerji lazım buna. iki dk tarayayım olmuyor çünkü detaylı uğraşman lazım.

yani seviyorum filan ama çocuktan sonra pişman oldum biraz açıkçası. hani ilk kedi geldi, sonra çocuk geldi. zaten çalışıyoruz karı koca. temizliğe mi vakit ayıracağız, çocuğa mı, kediye mi...

ha bakım konusunda bi olayı yok tarama harici bence. haftada bi beş dk tırnak kesme, bitti gitti. kumu temizlenecek bir iki günde bir. bir de tatile giderken vs birilerini ayarlamak şart. onun dışında bakım olayı yok yani köpek gibi değil. kendi kendine takılıyo işte hayvan. tek sıkıntı temizlik yükünü arttırması.
+1
elorelia
(17.03.26)
elo'ya ek olarak, mesela bizimki 12.5 yasinda ve simdiye kadar masallah diyeyim hic iseme problemi olmadi ama artik yasindan ötürü eskisi kadar esnek degil. en büyük tuvaleti almamiza ragmen tuvalet icinde rahat dönemeyince haftada bir yanlislikla cisine basip cikabiliyor. bu sebeple kedi mendilleriyle patilerini bu tip kazalar yasaninca hemen silmem gerekiyor. eger ben görene kadar evde gezdiyse yerleri de silmem gerekiyor. ekstra is direkt.

simdiye kadar ne koltugu ne yatagi tirmalamisligi yoktur ama annemlerin kedisi ne perde birakti ne koltuk, bir yilda her seyi hasat etti. artik bir perdeyi ve bir koltugu onun emrine birakmislar, perdeye tirmanip wrecking ball klibi falan cekiyor.
bize gelince, uzun perde kullanmiyoruz cünkü perdenin icine girip yatiyordu, halilari kaldirdik, tüm kiyafetler kurutucuya muhakkak giriyor, yatak örtüsü, yastik kilifi gibi seyler eve alinirken illa "tüy tutmayan kumastan" olsun diye özellikle aranip seciliyor, her sabah ve her aksam günde iki defa süpürge aciyoruz. tüy meselesini bu sekilde kontrol altinda tutabiliyoruz ama ne istedigimiz gibi eve esya alabiliyoruz bu sebeple ne de kedisi olmayan kisiler kadar rahat kullanabiliyoruz.
bence bunlar göz önüne alinmali. kus bile olsa ekstra is demek.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
(14)

pringles

orpheus
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki yedikten sonra insanın ağzının içinde bir katman bırakıyor gibi. bizim yerli pringles da böyle bir sorun yoktu ne yağ ne de tuz. tuzlu derken böyle hafif bir tuzluluktan bahsetmiyorum zehir gibi tuzlu.
0
orpheus
(15.03.26)
Cakma pringles yemissin iste hahahahah
-15
Purple life
(15.03.26)
çakması mı var ? çakma olduğunu sanmıyorum çünkü cipsin kalınlığı ve o patates tadı birebir aynı. sadece çok tuzlu ve yağı garip.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
Kapali carsida hermes in hermesin yaptigindan daha iyi olan cantalarini satiyorlar gkfkfk
Her seyin cakmasi olabilir
Tik vermedigin gibi eksi vermissin. Yok artik.
-13
Purple life
(15.03.26)
çünkü mantığa veya bilgiye dayalı bir yorumda bulunmuyorsun. düşünmeden bence böyle hahaha deyip geçiyorsun ve bu cevabın benim gözümde bir değeri yok.
+6
🌸orpheus
(15.03.26)
Dedi soru postu acip icinde tek bir sorusu bulunmayan ve cakma pringles i gömmüs mantikli insan…
-12
Purple life
(15.03.26)
Üstünde nerede üretilmiş yazıyor?
Bir de Türkiye'de herkes herşeyin çakmasini yapabilir. Sonuçta bala glikoz şurubu koyulan, zeytin yağına başka yag katılan bir yer.
+2
logisticsmanager
(15.03.26)
made in usa yazıyor ama importer libyada bir adres. bir de ilginç bir not var.
consumer service for all arabic countries bla bla.... türkçe yazı yok yazıların hepsi arapça ve ingilizce. bunun middle east için üretilmiş bir varyasyon olduğunu düşünüyorum.
üreticiler ürünlerin içeriğini lezzetini ülkeyelere göre ayarlayabiliyor.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
çakma olması mümkün, neyin çakması yok ki.

ama çakma olduğunu söylemek, en azından bunu bir şeye dayandırarak söylemek dururken, "çakma yemişsin ahaha salak" tarzındaki bir cevabın şahsen benim gözümde de cevap değeri yok.

ben çakma olmasından çok üretim yerine göre içerik farklılığı olabileceğini düşündüm. hatta belki domuz yağı.

üretim yerine, içeriğine bakın.

şu köşedeki benzincinin marketinde de var o fiyata. o da çakma getirmemiştir herhalde.
+9
kibritsuyu
(15.03.26)
ürünlerin ic pazar ve dis pazar tatlari degisiyor. abd'de ictiginiz fanta, yediginiz snickers, pringles, magnum vs. ab'de, türkiye'de, japonya'da ayni degil cünkü her ülkenin regulationlari farkli oluyor ve ona uygun olmayan ürünleri o ülkede satamiyorlar. bu sebeple dis pazara özel üretim yapiyorlar.
mesela haribo: abd ve türkiye'de yapay renk ve misir surubu kullaniliyor, ab'de dogal aromalar ve dogal seker (sucrose) kullaniliyor. ayni zamanda ab'de seker orani %20 daha az.

pringles ic pazardan cekildigi icin türkiye ic pazarina yapilan eski alistiginiz pringles'i bulmaniz mümkün degil artik. o tat farki belki bundan ötürüdür.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
Suudi arabistanda geçen hafta fazlaca maruz kaldım oğlum sağ olsun. Tadı mis gibi bizim alıştığımızdı.
0
cilekli pasta
(15.03.26)
Orjinal pringles grey market ithalat çok popüler oldu son zamanda.onunla beraber kinder,ferreronun resmi ithalar olmayan ürünleri vs de çokca geliyor.
0
duptıs
(15.03.26)
kutuda 100 gr'ında kaç gr tuz var yazıyor? Mesela İngiltere'de satılan versiyon (Original olan) 100gr'da 1gr tuz içeriyor. Ben daha önce sanki 0,85gr olan versiyonunu da gördüğümü hatırlıyorum. ABD ve Arap ülkeleri için daha tuzlusunu yapmış olabilirler.

edit: made in USA yazıyorsa bence kesin öyle, zira bizim yediklerimiz hep Belçika'da yapılıyor olmalı.
USA: smartlabel.kelloggs.com
AI buradaki sodyum 1.35g'a denk geliyor diyor.

www.pringles.com
bu 1g.
+1
nhk ni youkosu
(15.03.26)
@nhk ni youkosu
100gr - 1gr tuz diyor ama tad olarak başka bir gariplik var. çok tuzlu demek az kalır. zehir gibi yenmeyecek tuzlu. nasıl desem ağız kuruluğu da yapıyor. hani bazı şeyleri yedikten sonra dişlerde ilginç bir doku oluşur kayganlık kaybolur. içindeki madde ne ise böyle bir etkisi vardı.
0
🌸orpheus
(15.03.26)
Çakma değil normali o şekilde zaten.

Yurt içinde ve yurt dışında bu malum cipsten mütemadiyen alıp yerim.

Bu markanın ürünlerinde özellikle son 5-6 yıldır bir istikrar sorunu var.
Bazen cips dilimleri ekstra kalın oluyor, bazen ekstra ince ve tüm kutu dağılmış şekilde. Tuz oranını da ayarlayamıyorlar.
Kellog firması için genel bir üretim zaafiyeti var. Standarttan çok uzaklar. Özellikle de belirttiğiniz kırmızı paketli olan originals olanda.
Yedikten sonra çoğu zaman rahatsız ediyor nasıl bir yağ varsa artık.

Ama dediğim gibi önceleri bu durum yoktu ya da bu kadar belirgin değildi.
Dünyanın farklı noktalarında denedim genel olarak bir üretim sorunu yaşıyor bu firma.
+2
ezkaza
(15.03.26)
(10)

Meslek liselerinde ne öğretiliyor?

emreemre
Merhaba,bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlı
Merhaba,
bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlıyı sorduğumda hiç cevap alamıyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki bunlar uygulama yapıyorlar, teori bilmezler. Ama lab.da da breadboard üzerinde iki direnci seri bağlayamıyorlar.

Bu 4 sene bu insanlara ne öğretiyorlar. Az buz bir süre de değil. Aklım almıyor yani.
0
emreemre
(13.03.26)
Meslek lisesinde ders dinleyen öğrenci yok, zaten kapasiteleri de yok. Sınıfta kalma da imkansız denebilecek durumda olduğu için sonuç bu.
+1
sadakatsiz
(13.03.26)
30 sene önce meslek lisesinden mezun olmuş biri olarak yanıtlayayım. sınıftaki 40 kişiden en fazla 3-5 tanesi kendi isteği merakı ile bu işleri öğrenir. geri kalan 35 kişiyi ise okul aman bunlar başımıza kalmasın diyerek zorla ite-ite mezun eder. 30 yılda bir şey değişmiş midir diye sorarsa hiç ümidim yok. meslek liseleri eğitimin dibidir. bundan adam olmaz denecek kişilerin gönderildiği okullardır.
+1
orpheus
(13.03.26)
atölyeye salıyorlar hepsini hayvanat bahçesi misali. 100 kişiden belki 2-3 tanesi yapması gerekeni yapıyor, diğerleri de hayvanlıktan vakit bulursa yalandan o 2-3 kişi bakıp bir şeyler yapmaya çalışıyor
+1
zozjotejmnk
(13.03.26)
Annem meslek lisesinde matematik öğretmeni olarak çalıştı emekliliğinden evvel.
1/2 ile 2/4 ün aynı şey olduğunu bilmiyordu çoğu çocuk. 9. sınıfta ortaokul matematiği öğretiyordu evvela. Temel matematik bilmeyen çocuğa 10. sınıfta meslek öğretmeni nasıl eğitim verecek? Cin gibi çocuklar olsa da azınlıkta kalırdı bir çoğu ana baba zoruyla okuyan okuldan atılsa sınıfta kalsa geleceği kararacak çocuklar. Bulaşacakarı şeyleri üç aşağı beş yukarı tahmin edersiniz. Myo okumaları onlar için çok güzel gelişme el mecbur en temele ineceksiniz hocam Allah kolaylık versin.
0
cilekli pasta
(13.03.26)
ilk yorumun eksilenmesi cok komik. hemen altta meslek lisesi mezunu bile bu ögrenciler icin iyi konusmazken, bazilarinin bu liselere gelecegin odtü ögrencileri muamelesi yapmasi inanilmaz sacma. 12 yillik zorunlu egitimin "bundan da bir halt olmaz ama mecburuz iste" cocuklari icin düsündügü vergi yakma kurumlari cogu. 12 yillik egitim zorunlu olmasa, birkac tane meslek lisesi kalsa inanin kurumlarin ögrenci kalitesi de egitim kalitesi de itibari da ucar. bu haliyle nerede it var, serseri var buralara dolusturuyorlar. özünde cok güzel bir sistemi mahvediyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
elektrik bölümünü bilmiyorum ama ticaret lisesi öğrencilerinden yıllardır stajyer geliyor (mali müşavirlik ofisi). ben ezberletmeyi sevmem, mantığını öğrensin, kendi kavrasın isteyim. ama bırak muhasebe öğretmeyi, çocuk daha toplamayı çıkarmayı bilmiyor. mecburen ezbere bir şeyler yaptırıyoruz, öğretmeye çalışıyoruz. hayır sen toplama çıkarma bilmeden lise son sınıfa kadar nasıl geldin kardeşim?

her gelene ilk söylediğim, bak muhasebe öğrenmeye niyetin varsa burada öğrenirsin, istediğin soruyu sor, hiç üşenmem öğretirim. tamam abi diyorlar, iki gün sonra bakıyorum hiç öğrenmeye falan niyetleri yok. hepsi stajım bitsin de gideyim derdinde.

mezun olup gidenlerden takip ettiğim birçoğu üniversite sınavına bile girmedi. hatta biri dümdüz tas kafalı serseri olmuş.
+1
kibritsuyu
(13.03.26)
20 küsür yıl önce meslek lisesi'nde elektronik okudum. meslek liselerinin ezbere dayalı saçma sapan ve aslında oldukça ağır bir müfredatı vardı o zaman. değişmediyse şimdi de öyledir belki.
genel geçer dersleri birinci sınıfta verilip bitiyor, sonraki programı mesleki ve çoğunlukla 8 saate varan atölye dersleri kaplıyordu. sabah 7'de evden çıkıp, akşam 7'de eve dönüyordum.
mesela tv devreleri ya da mikroişlemciler dersinde, sabahtan birisi tahtaya devreyi çizmeye başlar, öğreden sonraki derse anca yetişir, geri kalan vakitte de o çizim öğrenciler tarafından tahtadan deftere geçirilirdi. hiçbir konunun mantığı anlatılmaz, günler geceler boyunca, çoğunlukla çizim üzerinden bişeyler ezberlerdin. bu sebeple çok zaman gece 2-3 gibi kalkıp, okula gidene kadar ezber yapıyordum.
uygulamalar da, yine işin mantığının öğretildiği pratikler değildi. işte fotokopi devreyi board'a çiz, asitle yolları çıkar, matkapla elemanların yerini del, yine fotokopiden bakarak elemanları lehimle, bitti. led'in mi yanmadı, avometreyle kontrol edip sorun şurada diye tespit etmektense, tüm devreyi söküp yeniden lehimlemek, hepimizin işine gelen yöntemdi mesela. kendi araştırıp, öğrenip, gelişen öğrenciler yok muydu? tek tük vardı. ben ezberci olduğumdan tüm lise öğrenimim, koca bir ezberle-unut döngüsünden ibaret oldu (bu arada, kağıt üzerinde çok başarılı bir öğrenciydim). bu sebeple düz liseye gitmediğime çok pişmanım.
meslek lisesi'nin bana kazandırdığı, çok kalabalık bir ortam ve çok çeşitli tipler sayesinde insanları erken yaşta tanımak, her hal ve durumla baş edebilme yetisi kazanmak oldu. bir de, okulun konumu ve öğrenci profili sebebiyle çok keyifli bir okul hayatı geçirdiğimi söyleyebilirim.

edit: matematik denmiş de, bizde, lise ikinci sınıfta türkçe dersindeki sesli okumayı heceleyerek yapan öğrenci vardı. öğrenci dediğim de, sakallı bıyıklı adam yani :)
+2
manuel mandalina
(13.03.26)
Lise 1'e endustri meslek lisesi elektrik bolumunde okudum. Teori de pratik de vardi ancak belirtildigi gibi buyuk cogunlugun umurunda degildi, ozellikle teori ile alakali kisimlar. Bir de benim gecirdigim bir yilda teori ve pratik birbirinden cogunlukla ayri kaliyordu. Mesela bir dersin sinavinda sadece ohm kanunu uzerinden sorular soruldugu halde (3 bilesenden 2'si verilip kalan isteniyor) gene de cogunluk dusuk notlar aliyordu.

Neler yapiliyor sorusuna cevap vermem gerekirse; ilk donem ev tesisatlarinin tamami yapildi. Ikinci donemde ise sifirdan devre cizimi yapildi bir kez, devaminda 0-30 volt ayarli guc kaynagi yaptik, ama hangi eleman ne ise yariyor bilerek degil, lehimlememiz soylendi lehimledik.

Ilerleyen yillari ben gormedim ama bobinaj, kumanda gibi atolyeler animsiyorum.
0
mbond
(13.03.26)
Meslek öğretmeni değilim, edebiyat öğretmeniyim ama hep meslek liselerinde çalıştım. Meslek liselerinde yöneticilik de yaptım. Şu anda da mesleki eğitim merkezinde yöneticiyim. Çalıştığım tüm kurumlarda da elektrik bölümü vardı.

Sorun şu: mesleki okulların müfredatı, anadolu liselerinden daha ağır. Hem anadolu liselerindeki gibi kültür dersleri görüyorlar hem de mesleki alan dersleri görüyorlar. Ve mesleki dersler amiyane tabirle kafa gerektiriyor. Bu bağlamda baktığımızda daha nitelikli öğrenci gelmesi gerekirken, eğitim-öğretim, ders, kitap gibi şeylerle alakası olmayan öğrencilerin gittiği okullar bunlar. Haliyle bu profile 4 değil 14 sene elektrik dersi göstersen bir şey öğrenemez. Evet, istisnai sayıda kalifiye öğrenci yetişiyor ama o da hayatın her alanında bir nevi kendiliğinden yetişen başarılı insan sayısı gibi.

Kendi alanım üzerinden bağlayayım konuyu. Edebiyat kısmını geçtim, Türkçe kısmında yani okuduğunu, dinlediğini anlamada herhangi bir başarı yok. Okuduğunu anlamayan adam, ne bölümü okursa okusun beceri geliştiremez. Teknik konular dahil.
+1
wilhelmwasmuss
(13.03.26)
staja öğrenci götürüyordum birkaç sene önce; ders işlenmiyor, hocalar sigara odasında geçiriyor bütün günü. arada ders işlenecek olsa öğrenciler dinlemiyor bu kez. idare de umursamayınca hiçbir şey olmuyor işte.
0
mezzosprite
(13.03.26)
(10)

Bebeğe hiç tatmadığımız şeylerden vermek?

eisberg
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin gelen
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin geleneklerinde olmayan" şeyleri vermenin sakıncası var mı?
0
eisberg
(10.03.26)
Bu saydıklarınız günümüzdeki pek yabancı değil. Ben çocukluğumda mangoyu en iyi ihtimalle televizyonda görmüşümdür. Şimdi semt pazarında almayanı dövüyorlar neredeyse. Hakeza yaban mersini de öyle. Chia tohumu zincir restoranlarda menülere gireli çok oldu. Ayrıca bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Bizim eve roka girmezdi mesela. Hala yemez annemler. Dışarıda yemeğin yanında gelince nevrim dönüyor. Nefret ediyorum. Bir de yekpare koymuyolar mı! Hah, çocuğunuz benim gibi olmasın istiyorsanız her şeyden tattırın bence.
+1
auroraaurora
(10.03.26)
Ben de tatlı patatesi oğlanın tadımları sırasında yemiştim ilk kez :) Gelecekten spoiler vereyim nasıl başlarsanız öyle gidiyor. Eşek sıpası eti sadece kuzu seviyor, en sevdiği meyve ejder mervesi, yoğurdunu yaban mersini ile yiyiyor. Anası pudra şekeri serperdi mesela kış günü yaban mersinini mi görmüş.
Sakıncası ona değil de sizin cebe olur olsa olsa.
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
sorunuza cevap: bir sakincasi oldugunu zannetmiyorum.
ama bu dönemsel cikan superfood olayi beni asiri irrite ediyor. cocuga her sabah keciboynuzu unundan muffin yapmaz, omletinin icine chia tohumu koymazsan cocuk gerizekali olacakmis gibi bir algi ve baski var. ek beslenmeye gecen cocuklar icin tarif veren kanallardan bu sebeple gercekten nefret ediyorum. abartisiz haliyle hislerimi nefret kelimesi tanimlar. insanlarin %90'i fakirlik sinirindan bir tik üstte yasiyor, asiri görgüsüzlük olmasi da bir yana, sanki herkes bir anthony bourdain yetistiriyor, o bicim tarifler.
cogu cocuk yemek seciyor. simdi secmese yuvaya baslayinca arkadasindan görüp seciyor. adventurous eater cocuk ben hayatim boyunca belki iki tane tanidim, onu da görünce sak diye anliyorsun zaten. marketteki sebzeyi meyveyi yese kafi. kicindaki beze dolduran cocugun refined palate sahibi olmasina gerek yok.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
ülkenin geleneksel ek gıdası çaya şeker atıp ekmek doğramaktı eskiden mesela çok mu iyi :) siz ne yapıyorsanız aynen devam edin, her nesil üzerine bir şey koyarak ilerliyor sonuçta. yani öyle olmalı. ejder meyvesini benim bebe de 7 aylıkken yiyodu hapur hupur :D
yine de keçiboynuzunu fazla kaçırmayın bazı doktorların erken ergenliğe soktuğu görüşü var. hurma özü, keçiboynuzu özü gibi özler yerine direk hurmanın kendisini verebilirsiniz.
+1
rayde
(10.03.26)
Bu işlere başlarken bizim doktor dedi ki siz sofrada ne yiyosanız ona adapte olması önemli. Kahvaltıda avokado yiyorsanız ona da verin, yemiyorsanız ona da gerek yok. Kahvaltıda yeşillik yiyosanız yeşillik kıyın verin gibi. O kadar makul o kadar benlik bir öneri ki harfiyen öyle yapıyorum. Bizim yediğimizden gayrı tuza şekere dikkat ediyorum.
Beslenme ihtiyaçlarının yanında o ailenin bi parçası olarak alışkanlıkları değerleri de şekilleniyor. Çok hoşuma gidiyor bizle birlikte bize benzer bişey olarak büyümesi.
Ha gelecekte müthiş egzotik siksok çekirdeği kahvesi içmeyi tercih eder kendi bilir. Ben düz çayımı içmeye devam ederim muhtemelen.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.26)
Ya ben sürekli superfood verilen bebeklere üzülüyorum. Reel hayatta karşılığını göremeyecekler. Çocuk büyüyecek ve ne yiyecek? Sen ben ne yiyorsak o. Bence asıl superfood ev yemeğidir. O kültüre topluma ait reel yiyeceklerdir.
Anaokulunda alerji listesinde gojiberry olan çocuk var ya. Sen ne ara yedin de alerjin çıktı.
Ben kızıma evde lor yapmadım, kendim ilik çırpmadım ya da sürekli chia vermedim. Şimdi içli köfte bile yiyen bir 18 aylık kendisi.
+6
wild honey suckle
(10.03.26)
Bana göre sürdürülebilir gelmiyor. Ek gıdaya başladığımızda bulamaç gibi labne avokado vermedim her şeyi kendi haliyle yedirdim şimdi maşallah çok iştahlı bir çocuk olmasa da biz ne yiyorsak onu yiyor.
+1
ekimoloji
(10.03.26)
hiçbir sakıncası yok bence, çeşitlilik iyidir. sadece şeyi yazmaya geldim, keçiboynuzu erken ergenliğe sebep olabilir çok seyrek vermek lazım verilecekse. yaban mersini de çok pestisit tutan yiyeceklerdendi diye hatırlıyorum, karbonatta falan bekletilebilir organik değilse
0
mezzosprite
(10.03.26)
Chia tohumunda protein var diyenlere yumurtadan fazla mı deyin.
Omega 3 var diyenlere "ALA'dan DHA'ya dönüşüm: Genellikle %1'den azdır (bazı kaynaklarda %0.01 - %1 olarak belirtilir)." deyin.

Tırnak içinde yazdığım cümleyi AI'a zorla söylettim. O da baştan bana Chia tohumu güzellemesi yapıyordu. :)

Yani @konuşma +1

Edit: Şimdi de "bitkisel beslenen kişiler için (vejetaryen/vegan) önemli bir kaynak yaratır. Hiç yoktan iyidir, ancak balığın yerini tutmaz" dedi.
Bu yapay zekalarla sohbet için konuya vakıf olmak lazım. Yoksa yanlış bilgi veriyorlar.

"Günlük ihtiyacın 10 katı omega 3" ten "hiç yoktan iyidir"e evrildi gerizekalı.
0
Mirket
(10.03.26)
annemize sorsak avakadonun ne olduğunu bilmez. biz de bilmezdik. ama çocuk olunca ek gıda döneminde millet avakado veriyor. ne mana anlamıyorum. çoğu doktor zaten bunun gereksiz olduğunu söylüyor. siz ne yiyorsanız çocuk da onu yesin. sürdürülebilir değil zaten.
bizimki kreşe başladı mesela. kahvaltıda peynir, zeytin, omlet vs. bizden her gün bir meyve istiyorlar. elma, portakal, armut... yani çocuk ileride bunlarla karşılaşacak.
pankek yapıyorlar mesela sanmıyorum keçiboynuzu unu kullandıklarını.
diğer meyveler kötü mango çok besleyici desek öyle bi durum da yok.
ha sakıncası var mı, yok. ama gerek de yok.
0
elorelia
(11.03.26)
(9)

20 seneye kullanmayı bırakacağımız eşyalar

sekizdokuzon
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum. Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum.

Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(10.03.26)
Sabun hayatımızdan çıkabilir gibi geldi. Yerine tek kullanımlık hijyenik mendiller gelir. Su israfı olmuyor diye gazlanir. Yeni pazar olur.
0
kisa
(10.03.26)
Kağıt para, tahsilat makbuzu, dekont

Okullardaki akılsız tahtalar
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
20 sende önceden geldiğimiz noktayı göz önünde bulundurunca cep telefonu diyorum. En azından form olarak bugünkü gibi olmayacak gibi geliyor.
-1
mutantking
(10.03.26)
defter kitap kalem işi tarih olur bence
+1
Hallegadola
(10.03.26)
Sütyen nasıl gereksiz yav? (Erkeğim)
-2
benaslindayohum
(10.03.26)
kurşun kalem
kondom
plastik torba
air frier
çamaşır kurutma makinesi (çamaşır makinesiyle entegreli sorunsuz bir kurutma sistemi gelir şimdikiler hala sorunlu)
tablet bilgisayar
manuel diş fırçası
0
elektr10
(10.03.26)
ben yukarida yazilan hicbir seyin kalkacagini düsünmüyorum.
ama akbil, istanbul kart gibi seylerin kalkacagini ve kimlik kartlarinin multifonksiyonlar tasiyacagini düsünüyorum. böylece sekizdokuzon 10B otobüsüne bindiginde devlet bunu bilecek.
belki kredi kartlari bile kimlik kartina gecer.


en büyük degisikligi de tipta yasayacagiz bence.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Araba
-1
ananiyimioguz
(10.03.26)
İmza. Kamuda hukukta nerdeyse imza diye bir şey kamadı zaten. Şimdi her vatandaşa da zorunlu hale getiyorlar.
+1
ground
(11.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(4)

Çocuk hasta olma sıklığında normal olan nedir?

mikahakkinen
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.doktorlara sor
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.
ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.
ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.
bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.
doktorlara sorduğumda ve bir kaç takip ettiğimde 9'a kadar normal deniyor.
aynı okula giden arkadaşları bu kadar hasta olmuyor gibi geliyor bana. aynı yaşta başka şehirde arkadaşımın çocuğu var o bu sene 2 kere ateşlenmedi.
neredeyse 3 yaşına kadar antibiyotik vermedik, kesinlikle hazır yiyecek yemiyor. çikolata, paketli gıdaları önüne koyduğumuzda bile elini uzatmıyor. haftada en az 3 gün protein içerikli yemek yiyor, ayrıca omega 3 takviye veriyorum.
tek sorunu çok az yiyor, en sevdiği yemeği bile zorlamazsan neredeyse 2 çatalla bırakıyor. beslenmesinin düşük olması bağışıklığını düşürür mü?
anaokulu arazi üzerine kurulu sürekli açık alandalar, ancak çocuğu az hasta olan arkadaşımın çocuğu sürekli sınıfta. ayrıca çocuk her türlü paketli gıdaları yiyor.

biz hata mı yapıyoruz? yoksa bu kadar sık hastalık geçirmesi anormal mi?

çocuk doktorumuz anormal bir durum olmadığını iletse de buradaki tecrübeli ebeveynlere sormak istedim

teşekkür ederim
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Oğlum kreşe 2.5 yaşında başladı. Hastalanma sıklığımız bir aya kadar indiğinde çok doktor gezdik fpapa üzerinde çok duruldu bizde. Sonunda 5 yaşında bademcikleri alındı kurtulduk. İştahsızlık bizde de vardı ama hasta olduğu için kapanıyordu iştahı hep. Ameliyattan sonra kürdan gibi çocuğum tosun gibi oldu. Bademcikler şişiyorsa bir de kbb uzmanına görünmek aklınızın kenarında bulunsun.
+1
cilekli pasta
(07.02.26)
normal, yavas yavas azaldigi surece sikinti yok.
+1
cooperr
(08.02.26)
bizimki 6 aylikti basladiginda ama her hafta hastaydi. yani iyi oludugu 3-4 gun vardi. 2-3 yil boyle gecti. sonra azaldi. simdi 5.5 yasinda. sanirim bu kis 4. veya 5. kez ateslendi. bizimle karsilastirirsan cok normal. ama arkadaslarin cocuklarina bakiyorum sanki onlar daha az hasta oluyor ama daha uzun suruyor. hic daha antibiyotik kullanmadik. hatta bir kere o atlatti, biz atlatamadik bakteriyel cikti.
aynen bizimki de cok az yiyor. surekli yemeklerle ilgili, bunda kalsiyum var kemikleri guclendirir, bunda demir var daha guclu olursun, vs anlatiyoruz neden onlari yedigimizi ama nefret ediyor yemekten. varsa yoksa tatli seyler.
+1
bir varmis bir yokmus
(08.02.26)
Bağışıklık düşük olabilir. Bunun için kan değerlerine bakılması gerekmez mi? Ben olsam talep ederdim. Belki normal çıkacak ama en azından elersiniz. Takviye kullanabilirsini. Ben bir işe yaradığını düşünmüyorum ama doktor ve eczacı tavsiye ediyor, kullanıyorum. En azından denemiş oluyorum. Grip aşısı da düşünebilirsiniz.
+1
elorelia
(08.02.26)
(3)

İstanbul yenidoğan sünnet

chicha_v2
Bebeğimiz iki aylık, çişini yapmasında bir sorun yok ama o kısım oldukça dar olduğu için çok da başına bela olmadan sünnet ettirelim diyoruz.Doktoru da yaptırsanız iyi olur dedi.Biz Avrupa yakasındayız ama yaka fark etmez memnun kaldığınız bebek operasyonunda tecrübeli doktor öneriniz olursa değerle
Bebeğimiz iki aylık, çişini yapmasında bir sorun yok ama o kısım oldukça dar olduğu için çok da başına bela olmadan sünnet ettirelim diyoruz.

Doktoru da yaptırsanız iyi olur dedi.

Biz Avrupa yakasındayız ama yaka fark etmez memnun kaldığınız bebek operasyonunda tecrübeli doktor öneriniz olursa değerlendirelim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(05.02.26)
Prof. Dr. Salih Somuncu tavsiye üzerine gidip problemsiz geçirmiştik bu süreci.
0
cilekli pasta
(06.02.26)
Gecen sene liv ulusta selami sozubir hocaya yaptırmıstık. Cok cok memnun kaldık, tavsiye ederiz
0
solenkol
(06.02.26)
Bakırköy acıbadem'de Latif Abbasoğlu'na yaptırmıştık. 1 aylıktı hiçbir sorun yaşamadık çan yöntemi ile yapılmıştı. İşlemden 3 4 gün sonra hiçbir iz kalmadı gibi bişi, yeri bile belli olmuyordu
0
kullanicadi
(06.02.26)
(11)

Hibrit Çalışanlar

darthvader
Haftanın hangi günleri, evden hangi günler ofisten çalışıyorsunuz? gün seçme veya değiştirme opsiyonunuz var mı, güncel durumunuzdan memnun musunuz? Evden çalıştığınız günlerde dışardaki işlerinizi hallediyor musunuz yada mobil misiniz yoksa evde full çalışmacayla mı geçiyor ?
Haftanın hangi günleri, evden hangi günler ofisten çalışıyorsunuz? gün seçme veya değiştirme opsiyonunuz var mı, güncel durumunuzdan memnun musunuz? Evden çalıştığınız günlerde dışardaki işlerinizi hallediyor musunuz yada mobil misiniz yoksa evde full çalışmacayla mı geçiyor ?
0
darthvader
(23.01.26)
Bizim için çok saçma bi düzene geçildi yaz aylarında.

Sadece ist da ikamet edenlere zorunlu diye söylendi.
Ekibimde farklı şehirden çalışan var ama gelmesi zorunlu değil.
Haftanın 4 günü zorunlu deniyor ama benim departmanım 7-24 birilerinin pc ye ulaşımının olması gerekeceği bi departman olması sebepli en azından evde olan birileri olsun diyerek (şehir dışındaki kişi hariç) 3 kişiden biri her hafta evde kalıyo oluyor.

Yani 2 hafta ofis 1 hafta ev düzeni. (Ekipteki kişi sayısı sebepli)

En saçma şeylerden diğer bir olay da işe gidenle gitmeyen arasında hiçbir maddi farkın olmaması. (Yemek kartı ve ek fatura yardımı aynı kaldı)

Bu arada gitmesen de kimse çeteleni tutmuyo ama bi düzen kurulunca çok düzeni bozamıyorsun.

Ofise gitmekten memnunum aslında senelerce evden çalışmıştım ama bu saçma düzen can sıkıcı oluyor.

Evden çalışırken non stop çalışmıyorum yemek temizlik. Dışarda işim varsa onları halletme vs de yapıyorum. Ama bunu işten kaytarmak gibi değil daha imkan olması sebepli yapıyo oluyorum

Edit: ekip içinde ofise gidenler olarak kendi kafamıza göre nasıl istersek öyle günleri ayarlayabiliyoruz. Maksat ofise birileri gidebiliyo olsun.
0
chanandler bong
(23.01.26)
3 gün ofis 2 gün ev bizde şu an. Herkesin geldiği ortak bir gün var onun dışıdaki iki günü biz seçebiliyoruz. İş yoğunluğuma göre dışarıdaki işlerimi hallediyorum bazen ya da hava almaya çıkıyorum. 3 gün fazla bence 2 gün yeterdi çünkü ofiste çok muhabbet oluyor orada da konsantre çalışmak mümkün olmuyor.
0
peki madem
(23.01.26)
O gün çok işim varsa ofise gidiyorum, çok işim yoksa evden çalışıyorum. Kafama göre.
0
Bruce
(23.01.26)
Carsamba ve persembe fiks evden calisiyorum. Diger 3 gun ofisteyim.
0
soulforge d
(23.01.26)
2 gün ofis 3 gün ev bizim.
Gün seçmek yok hep sabit günler gidiyoruz.
Çok nadiren dışarıda işlerimi hallederim genelde evden çalışıyorsam evden çıkmam.
0
yenibirgüzelnick
(23.01.26)
Bir hafta tamamen evden. Diğer hafta üç gun ofis. Günler belli ve sabit. Tüm ekip olarak aynı düzen.
İş yoğun. Sürekli arama toplantı olur. O nedenle beş dakika bile başından ayrılamazsiniz. İşe başlama saatini, öğle arasını beş on dakika bile esnetmemeniz isteniyor.
0
a perfect lie
(23.01.26)
Resmide iki gün ev üç gün ofis ama biz çok yoğun oldugumuz için müdürümüz rahat ve gelen baskilara da "tamam o zaman normal çalışma saatlerini yapabileceksek daha çok gelelim" diyor ama şirket buna bir çözüm bulamadığı için şimdilik bir şey demiyorlar.

Oldukça rahatız biz, genelde aynı gün geliyoruz ki birbirimizi görelim.
Gene saat olarak rahatiz çünkü önemli olan şey işin yapılıyor olmasi yoksa 30 dk 1 saat mesai sırasında işin var vs kimse umursamiyor. Ne bileyim doktor randevusu vs varsa yani.
0
logisticsmanager
(23.01.26)
3 ofis 2 ev bizim. Günleri dilediğimiz gibi seçebiliyoruz.
Evden çalıştığım günlerde duruma bağlı olarak dışarıdaki işlerimi hallediyorum. Bazen bilgisayarımı alıp bir yere kahve içmeye çıkıyorum çalışmama oradan devam ediyorum.
Şu an için memnunum.
0
purplee
(23.01.26)
carsamba ve cuma gunleri evden calisiyorum. sabit, degistirme sansim yok, herkes boyle calisiyor. ben memnunum. o gunlerde pek calismiyorum acikcasi, fakat cok da rahat degilim. aniden toplanti gerekebiliyor. bir kere disarida yakalandim, dedim oglen yemegi icin disari ciktim simdi, bir saat sonra goruselim, problem olmadi.
0
Sour
(23.01.26)
Haftada 2 gün ofis günümüz o gün gitmek zorundayız. Haricen yurtdışından paydaşlar gelirse gidiyoruz. İşim ile evim arası 13 kilometre zul gelmiyor ama sahaya gitmem gerekirse eve 100 km ve 60 km olmak üzere iki sahada projem var. Saha bazen ayda bir bazen haftada 3 gün oluyor şaftım kayıyor gözler kan çanağı geziniyorum.
0
cilekli pasta
(23.01.26)
3 gün ofis 2 gün ev. Günleri kendin seçiyorsun ama yüzyüze olmanın daha iyi olacağı günlerde ofiste olmanı yeğliyorlar. Ancak çok karışan da yok açıkcası.
Evde olsun ofiste olsun pek işler sıkı değil. Bu durum bende ciddi huzursuzluk yaratıyor aslında ama elden birşey gelmiyor şimdilik. Yani bir işim varsa gün içinde yapıyorum çok uzun değilse.

Türkiyeden bildiğim 3 farklı örnek var. Epey ilginç oldukları için onları da paylaşayım;
1 - Ayda 4 gün ofiste çalışıyorlardı ayda 6 gün oldu. Teknoloji şirketi. Günleri kendin seçiyorsun.
2 - Haftada 3 gün ofiste çalışıyorlardı, 2 güne düştü. Yaz tatillerinde de genelde tamamen evdeler. Asıl işi donanım olan teknoloji şirketi.
3 - Çeyrekte (yani 3 ayda) 22 gün mü ne ofiste çalışan bir şirket var. Epey büyük bir banka.
0
mbond
(24.01.26)
(16)

Yaşlı ve tek yaşıyorsun ve ciddi sakatlandın/hastalandın.Ne yaparsın?

trablon
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
bizim neslimiz arkadaşlar evlenmeyip tek yaşayacak.Diyelim ki rahatsızlandık ciddi bir hastalığımız var ne bok yiyecez? Ya kalp ameliyatı olman gerekecek tek başınasın siksen olaman çünkü bakıma muhtaç kalıyorlar bir bir ay.Ne yapacaz arkadaşlar?
0
trablon
(23.01.26)
Sonunu düşünen kahraman olamaz
Su akar yolunu bulur
-1
artıküyeolmakistiyorum
(23.01.26)
Compuya baskı yapalım bu siteyi hiç kapatmasın. Yaşlanınca olmadı duyuru açarız. "Düştüm galiba kalçam kırıldı" diye. Birileri gelir buradan yardıma artık, o kadar mesaimiz var sonuçta.
+21
gobekliraki
(23.01.26)
Şu an bir arkadaşım söylediğin şekilde hastanede yatıyor. Dün ameliyat oldu. 10 gün kadar yatacak hastanede. Sonra, radyoterapi falan, işi uzun. Şu an refakatçisi bir arkadaşı.

Geç olmadan evlenin. Çoluk çocuğa karışın. Şu an için sevgi açlığınızı giderirler ama o günler geldiğinde kedileriniz size bakamaz.
+1
Mirket
(23.01.26)
Kendi işimi kendim görebilen bir yaşlı olurum ben ama dediğin durumlar da olabilir. Bu sebeple yaşım çok ilerlemeden bir huzurevi ya da kendime bakacak bir yardımcı arayışına girerim herhalde.
0
rock n roll
(23.01.26)
evde sağlık hizmeti var arıyorsun geliyolar. devletin hem de. özelde zaten var.
0
jelly bear
(23.01.26)
Allah yardım eder.
0
michael harddd
(23.01.26)
Çok para biriktirip en lüks huzur evine gitsek veya o zamana kadar robot sektörü gelişir bir tane robot satın alırız her işimizi görecek.
0
egerbiryolcu
(23.01.26)
Bu bağlamda sadece evlenmek de kurtarmıyor çünkü eşlerden biri elbet vefat edecek. Sana bakabilecek çocuklar olmalı yada money talks gençlikte yaşlılık için sağlam birikim yapılmalı.

Bir teyze ile tanışmıştım eşini genç yaşta kaybetmiş çocuğu da yok. Acil beyin ameliyatı olması gerektiğinde bakıcı parası maaşını geçtiği için refakat edebilecek akrabası da Trabzon’da olduğu için vakti zamanında oraya gitmiş ameliyata.

Çocuğum var ama Allah düşürmesin muhtaç olmak istemem…
0
cilekli pasta
(23.01.26)
@Mirket, her eş hayırlı mı? Babam 40 yıllık 73 yaşında yürüyemeyen eşini bırakıp köye gitti. Komşularımız olmasa yapamazdı tek.
+1
Kahvedesu
(23.01.26)
Bizim zamanımıza yaşlı bakan robotlar çıkacak, ahan da yazıyorum. İlacını verir, altını temizler, yemeğini getirir ciddiyim bak hepsi olacak :D kaygıyı bırakıp keyfinize bakın gençler :)
+1
titanic kemancısı
(23.01.26)
Herhangi bir şehirde bir sebepten yıkılan evi örnek gösterip ev almamak gibi bir durum bu.
Her an herşey olabilir. Eş önce ölebilir. Eş ve çocuklar hayırsız olabilir. Savaş çıkabilir. Hepsi mümkün. Onun için her şeyde B planları C planlarına gerekvar ya. Komşuluk ilişkilerini iyi tutmak. İyi arkadaşlar biriktirmek önemli konular.
Ben yalnız yaşarım düşüncesi ergen kafası bence. İnsan bazı durumlarda çok aciz bir canlı. Sosyal ortamlar ve ilişkiler, adetlerimiz, törelerimiz hep bunun için.
Bir arkadaş evde bakım hizmetinden söz etmiş. Ya fiyatlardan haberi yok ya da aşırı zengin. Dün küvezdeki bebeği döven hemşireyi seyrettik. Daha önce de huzurevinde yaşlı döven adamın videosu vardı. Kendinde değilken alacağın bakım hizmetinin kalitesini sen düşün.
0
Mirket
(23.01.26)
abi hep bu tarz sorular soruyorsun ya. gelecek kaygısı herkeste var ama senin bu konudaki endişen takıntı düzeyinde, şu an yaşadığın hayatı da silip atıyor belli ki. imkanın var mı bilmiyorum da keşke bi profesyonel destek alsan. savaş bölgesinde her gün patlama sesi duyan adamlar senin kadar pesimist ve endişeli değildir.

ne olacağını gerçekten bilme şansımız hiç yok. belki 60 yaşında sağlıklıyken tak diye düşüp öleceksin. belki "yalnız kalmayayım" deyip evleneceksin ama mutsuz bir evlilik olacak. "yaşlandığımda çocuklarım bana bakar" diyen bir anne babanın tüm evlatlarını bir kazada kaybetmeyeceğinin garantisi var mı mesela? ya da yaşı geçtim abi iki saat sonra duştan çıkarken ayağımızın kaymayacağını nereden biliyoruz?

maddi imkan, sosyal ilişkiler vs. elbette bir yetişkin için çok önemli, asla aksini iddia etmiyorum. sosyal canlılarız. yaşadığımız sistemde, düzende var olabilmek için bazı konulara özellikle eğilmemiz gerekiyor eyvallah. "kafana takma bro yarın yokmuş gibi yaşa" filan demeyeceğim ama en başta ifade ettiğim gibi sen bunlara o kadar takılıyorsun ki paralize oluyorsun, öyle bir noktaya geliyorsun ki ne bugününe ne yarınına faydan var.

sen şimdi sağlığına dikkat et işte, yaşlıyken düşerim diye onu dert etme. dünyada milyar tane yaşlı insan var. yüzde 1-2'lik felaket senaryolarına odaklanma.

("ya ne edebiyat yapıyon birader adam gayet makul bi soru sormuş" diyenler için not: başkası sorsa yadırgamam ama bu duyurucu hep benzer içerikli, felaket senaryolu, aşırı gelecek kaygılı şeyler yazıyor. konuya bakışının o yüzden farklı olduğunu biliyorum, ondan böyle yazdım)
+7
der meister
(23.01.26)
Soru sahibine bakmadan cevaplamıştım.

@der meister' e tamamen katılıyorum. Yerden göğe haklı.
+4
Mirket
(23.01.26)
40 yaşlardayım. dizimden ameliyat oldum, babam anam yaşlı olduğu için hastaneye çağıramadım. Çocuğum var 2 yaşında eşim yalnız bakmak zorunda, bana mı baksın, çocuğa mı. Yıllardır sövdüğüm kardeşim geldi. sidiğimi 3 gün wcye taşıdı. Dedim ki iyi ki kardeşim var. 1 çocuk yaptım, o da kariyer ve benzeri şeyler yapıp yurtdışına giderse kimsemiz kalmaz. 2ciyi yapmaya gücüm yok.(ruhen).
Başkan net olarak sıçtık. İnsan başına gelince anlıyor.
+1
mikahakkinen
(23.01.26)
kardeşlerim var
kuzenlerim var
yeğenlerim var

benim başında refakatçi kaldıklarım (veya onların çoukları) 1er gün bana kalsalar bypass dahil her ameliyata yeter

ama sürekli bakım gerekirse bu zaten ne eşle ne kardeşle çözülecek bişey değil, profesyonel bakım gerekir

benim ailemde 80+ yaşta çok kişi var
kimseye de bakan yok çünkü yatalak vs. değiller
büyük oranda yani, 1-2 kişi oldu öyle sürekli bakım gereken

gördüğüm kadarıyla son anına kadar evinin işini yapan, elini ayağını çekmeyen
kızım gelinim yapsın diye bir kenarda oturmayan muhtaç da kalmadı yani biraz da dirayetli olmak, sağlığına ve psikolojine dikkat etmek de önemli (tabi bir kısmı nasip bunun kaza geçirip felç de kalabilirsin ya da bazı hastalıklar elde olmayabiliyor) ama elimden geleni yaparım
kafam durmadığı sürece çalışmaya üretmeye devam
elim ayağım tuttuğu sürece evimin işini yapmaya devam

planlar böyle
0
subcomponent
(24.01.26)
Kendinize iyi bakın ve kenarda hep paranız olsun. Ailenin, akrabanın, eşin, çocuğun vb hayat boyu yanında olacağının garantisi yok
0
pembediken
(24.01.26)
(4)

miles&smiles kredi kartı - hangi banka?

kojonotsuki
kuveyt, garanti ve qnb veriyor. hangi banka daha avantajlı?miles&smiles kredi kartlarını önerir misiniz?bir de garanti'de american express seçeneği var. bu american express'in olayı nedir?
kuveyt, garanti ve qnb veriyor. hangi banka daha avantajlı?

miles&smiles kredi kartlarını önerir misiniz?

bir de garanti'de american express seçeneği var. bu american express'in olayı nedir?
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Qnb'i kullanıyorum pek bir faydası yok. 25bin TL'e 150 mil verdi.
0
put it in your appropriate place
(20.01.26)
Garanti kullanıyorum. Genel alışverişten ziyade belirli sektör ve restoranlarda iyi mil veriyor. Mesela Garanti Miles&Smiles'ın Amex'iyle çokca defa hesabın yarısı kampanyasıyla 4 haneli miller kazandım.
0
bloodymoon
(20.01.26)
Amex hem miles&smiles hem de platinum da mil kazandırıyor olmalı. M&s için geniş bi hizmet ağı var. Platinumda da lounge girişleri, fast track ve restoran indirimleri/iadeleri keyifli seçenekler. Ama baya takip etmek gerekiyor şurası burası. Edemedim pek.
0
klassno
(20.01.26)
Kuveyt Türk ekstre kesilmedi henüz 42 bin harcamışım 619 mil kazanmışım. Qr ödemelerinde çok sık kampanya yapıyor 1000 tl üzeri harca 100 mil kazan veya alışverişinin %20 si kadar mil hediye gibi. Haftasonları fix mil kampanyası oluyor. Kartı ilk alanlardanım, bankanın problem çözüm hızından hoşlanmasamda karttan çok memnunum.
0
cilekli pasta
(20.01.26)
(2)

Son toki projeleri

parka
500 bin ev midir nedir, çekilişe katılan oldu mu? Sonuçta çıktı mı?Daha çok akplilere çıkıyor diye bir söylenti var da.
500 bin ev midir nedir, çekilişe katılan oldu mu? Sonuçta çıktı mı?
Daha çok akplilere çıkıyor diye bir söylenti var da.
0
parka
(18.01.26)
İl il çekiliyor hepsi sonuçlanmadı henüz. Dayısı olan adam evsiz barksız düşük gelirli olup şehrin bir ucunda yaşayacak biri olmaz gibime geliyor. Katılmadım kriterleri sağlasam katılırdım muhtemelen.
0
cilekli pasta
(18.01.26)
Ben başvurdum, Mart 2026da açıklanacak.

Kura deniliyor ama ne kadarı doğru ise…
0
purplee
(18.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(7)

Online yüksek lisans

redcat
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
0
redcat
(12.01.26)
Online programlar var. Sadece sınav dönemlerinde gidip girmeniz gerekiyor, onları da hafta sonu yapıyorlar zaten. Belki onu da online sınava çevirmişlerdir.
+1
cay koy geliyorum
(12.01.26)
yıllar önce ahmet yesevi üniversitesi'ni önermişlerdi, detaylarına bakmak lazım. ya da biraz para öderim dersen tr'deki küçük özellerde de bu imkan var. nakiti verince kralsın, notum niye düşük diye hesap bile sorarsın.
0
klassno
(13.01.26)
özel ünilerin online programları var. geçen sene marmar üniden iş arkadaşım online programa kayıt oldu ve ders aldı.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Ben Bilgi Üniversitesi'nde online olarak mba yapıyorum. Sadece sınavlara gitmem gerekiyor İstanbul'a
0
ao12
(13.01.26)
Pandemi döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde yapmıştım uzaktan. Sınavlar da online idi. Çoğu sınav proje oluyordu zaten. Geri kalan sınavlar da online sistemdendi.
0
elektr10
(13.01.26)
Atatürk üniversitesinde online mba var ama sınavları yüzyüze olabilir cağ yer dönersiniz.
0
cilekli pasta
(13.01.26)
ahmet yesevi'nin var çok talep görüyor. anadolu üni ve estü de açıyor.
0
renegade
(13.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(4)

Doğumda fotoğraf çekimi

sacrilegious
Doğum fotoğrafı çektirenlere sormak isterim: Şimdi dönüp baktığınız da “iyi ki yapmışız” diyor musunuz? Yoksa gereksiz mi? Hastanenin anlaşmalı fotoğrafçısıyla görüştüm. Birinci opsiyon doğum esnasında sizinle girip çekim yapıyorlar ve ücret 6bin tl. Diğeri de taburcu günü 1 saat odada çekim yapılıy
Doğum fotoğrafı çektirenlere sormak isterim: Şimdi dönüp baktığınız da “iyi ki yapmışız” diyor musunuz? Yoksa gereksiz mi?

Hastanenin anlaşmalı fotoğrafçısıyla görüştüm. Birinci opsiyon doğum esnasında sizinle girip çekim yapıyorlar ve ücret 6bin tl. Diğeri de taburcu günü 1 saat odada çekim yapılıyormuş o da aynı fiyat. Ya da her ikisi 10bin tl gibi…

Saçma mı bilemedim ya? Üstüne biraz daha ekleyip kendimiz bir fotoğraf makinesi de alabiliriz sanki ne bileyim. Bu konuda kafamın içi bomboş şu an, siz ne düşünüyorsunuz merak ettim.

Teşekkürler
-3
sacrilegious
(10.01.26)
doğum esnasında çekim mi????? şok oldum şu an böyle şeyler yapılıyor mu gerçekten? amaç ne? yapmayın gözünüzü seveyim uymayın şu yeni nesil abidik gubidik şeylere. telefonunla çekersin bebeğini çok istersen tanıdığın birinden makine rica eder çekersin fotoğraf albümüne koyarsın
ben evinin salon/yatak odasında istiklal marşı gibi çerçevelenmiş gelin damat fotoğrafını da hiç anlamayamıyorum değişik kafalar
+1
neira
(10.01.26)
Doğum esnasında çekim nereden baksanız 20 yıldır var. Çok da güzel fotoğraflar çıkabiliyor. Ama bence odada yenidoğan ve anne baba fotoğrafları daha güzel.

Fotoğrafçının örnek fotoğraflarına bakabiliyorsanız belki ona göre karar verirsiniz. Ama kendimiz de fotoğraf makinesi alabiliriz derken fotoğrafları kendimiz çekeriz diyorsanız (özellikle doğum sırasında) tecrübeli bir fotoğrafçının çekeceği fotoğrafları yakalayamazsınız, zaten doğuma yanınızda kim girecekse fotoğrafla uğraşamayacak kadar telaşlı/heyecanlı/gergin olacaktır, onu hiç düşünmeyin.
+2
kobuzchu kiz
(10.01.26)
özel fotoğrafçı tutmadık ama bir hastabakıcı sadece fotoğraf çekmek için girdi ameliyata, telefonu ona vermiştim.
Zamanın en büyük kağıt parası olan 200 TL vermiştim bahşiş olarak.

Fotoğraflara ilk birkaç hafta birkaç defa baktık. Kanlı fotoğraflara hiç bakmadık. Anne-baba duygu, yüz ifadesi gibi fotoğraflara bakmak çok daha güzeldi.

Doğumun şekli de önemli fotoğrafçı kararı verirken. Sezaryen, normal, epidural vs. Babanın doğuma girip girmeyeceği vs.

Hastane veya doktor kafanıza göre herhangi birini ameliyathaneye almayabilir, önceden öğrenin.

Eğer anne baygın olmayacaksa o telaşta babanın fotoğraf çekmesi pek olacak iş değil gibi geldi bana.
Fotoğraf makinesi ile uğraşmak yerine güzel bir telefonla daha iyi sonuç alınır gibi geliyor bana.
0
michael_knight
(10.01.26)
Son 5 senedir epidural sezaryen çok moda sağlıklı gayet normal doğum yapabilecek insanları bile epidural sezeryene yönlendiriyorlar. Doğum planlı ve anne ayık halde olduğu işin çekimler de güzel oluyor ve tercih ediliyor. İçeride telefonu alıp çekim yapan görevli oluyor zaten ister istemez bahşiş de veriyorsun 6000 elimin kiri demeyen insan için çok da elzem değil.
Taburcu olmadan önceki çekimleri çok beğeniyorum ben anne-baba-çocuk anne toparlanmış halde herkes heyecanlı ve çok mutlu. Bu da telefonla çekilebilir pek tabii ama imkan varsa profesyonel birinin çekmesi anı albümü oluşturmak bence çok güzel. Benim doğumum çok hengameli idi mesela bir Allah kulu da demedi ki kucağında çocukla seni çekelim, bir tane eski eşim ile fotoğrafımız var onda da gözlerim kan çanağı onun suratı beş karış. İçimde acayip uhtedir bir tane çocuğumla gülmüş olduğum hastane fotoğrafımız olmaması.
0
cilekli pasta
(10.01.26)
(3)

Mail adresimizle hangi sitelere üye olduğumuzu bilmek

egerbiryolcu
Bu tarz bir uygulama vardı daha önce duymuştum. Mail adreslerinizi girip dünya üzerinde var olan sitelerin hangisine üye olmussak ogrenebiliyorduk. Zamanında açıp unuttuğumuz siteleri tespit edip üyeliği sonlandırmak adına varsa böyle bir uygulamaya ihtiyacım var. Güvenilir var mıdır?Kolpa bir şeyse
Bu tarz bir uygulama vardı daha önce duymuştum. Mail adreslerinizi girip dünya üzerinde var olan sitelerin hangisine üye olmussak ogrenebiliyorduk. Zamanında açıp unuttuğumuz siteleri tespit edip üyeliği sonlandırmak adına varsa böyle bir uygulamaya ihtiyacım var. Güvenilir var mıdır?

Kolpa bir şeyse başka nasıl öğrenebilirim hangi yollardan?
0
egerbiryolcu
(09.01.26)
Dünyayı bilmiyorum ama Türkiye özelinde iletişim izni verdiğiniz yerleri İYS (İleti Yönetim Sistemi) üzerinden telefon numaranızın, e posta adresinizin hangi firmaların listesinde olduğunu görebilirsiniz. Bazı firmalarda özellikle hastanelerde izin vermek zorunda kalabiliyoruz ara ara girip siliyorum verdiğim izinleri ben spama maruz kalmamak için.
0
cilekli pasta
(09.01.26)
Öyle bir web sitesi vardı, soruyu görünce hatırladım ama adresi hiç hatırlayamadım.

deseat-me.en.softonic.com
şunu buldum, işinize yarayabilir.

Edit: www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(09.01.26)
haveibeenpwned.com adında bir yer var.
bu site üye olduğunuz yerlerden ziyade, üye olduğunuz siteler arasında veritabanını çaldıran var mı onu gösteriyor.

onun dışında tüm üye olduğunuz siteleri bulmanız teknik olarak mümkün değil.

ama kobuzchu kiz'in paylaştığı reddit post'unda bulunan github.com bu repo iyiymiş. 300+ tane en yaygın siteye verdiğin mail ile register/forgot-password yapıyor.

"mail gönderdik" ya da "bu mail zaten üye, tekrar üye olamazsınız" derse üyelik var diye düşünülüyor.

mail adresinizi google ve başka arama motorlarında tırnak işareti ile arayın.

osint diye bir kavram var, açık istihbarat.
"osint email" şeklinde arama motorlarına bakarsanız onlarca "email ile web site bul" siteleri var ama ne kadarı kolpa, ne kadar uğraşmaya değer siz bilirsiniz.
+1
biseysorcaktim
(10.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(4)

rapor nasıl alınır

Whily
hiç kimseyi tanımadığım bir yerdeyim. grip oldum ve iştekiler de bunu biliyor.ama sürekli iş kitlenen eleman olduğum için hazır böyle güzel bir orta gelmişken gol atayım diyorum.devletten ya da aile hekiminden almam zor sanırım.özele gitsem şöyle pazarı pazartesiye bağlayan saatlerde.sa bana 5 gün r
hiç kimseyi tanımadığım bir yerdeyim. grip oldum ve iştekiler de bunu biliyor.
ama sürekli iş kitlenen eleman olduğum için hazır böyle güzel bir orta gelmişken gol atayım diyorum.
devletten ya da aile hekiminden almam zor sanırım.
özele gitsem şöyle pazarı pazartesiye bağlayan saatlerde.
sa bana 5 gün rapor lazım diye dan diye girsem mevzuya olur mu? nasıl oluyor bu işler? liseden beri rapor almadım.
0
Whily
(03.01.26)
Aile hekimi 1 gün verir. Özelde 5 vermeyebilir ama 2, 3 gün verebilir. Rapor gerekiyor deme. Bu şekilde çalışamam de.
+1
arbre
(03.01.26)
aile hekimi tanıdık değilse gribe 5 gün rapor vermez. özele git kesinlikle. onlar da vermeyebilir ama 2-3 gün verir en azından. bitince tekrar gidersin.
0
jelly bear
(03.01.26)
bir ayda üç günden fazla rapor alırsan maaşın kesiliyor öncelikle bu bilgiyi at cebe.

pazarı pazartesiye bağlayan gece özel bir hastanenin aciline gidip şikayetini anlat reçeten yazılırken bir de 3 günlük rapor iste işyerine vermek için. sgk sistemine otomatik gidecek zaten raporun, çıktısını verirler yine sana iletirsin işyerine.

geçmiş olsun
0
cilekli pasta
(04.01.26)
5 gün biraz zor.
Doktora “rapor istiyorum” deme. Doktor yalan söylemek zorunda kalmasın sen yalan söylemek zorunda kal.

Varsa bir doktor arkadaşına yoksa ChatGPT’ye sor.
Şu şekilde grip oldum, şu belirtilerim var. 3 gün rapor almak için ne belirtiler olması gerekiyor diye sor.

İshal konusunu önermişti bir doktor bana. O konuda doktor pek bir şey anlayamaz, senin anlattığını doğru kabul etmek zorundadır ve ofise gitmene de engel bir durum diye.

Sen kendi durumuna göre daha iyi bir senaryo bul. Özel hastane öneririm.
0
michael_knight
(04.01.26)
(2)

Pendik civarı özel okul tavsiyesi

allahinadiylaoku
pendik, kartal, maltepe, tuzla civarı önerebileceğiniz özel okullar nelerdir ? Tecrübesi olup bilgi verebilecekseniz çok sevinirim. Bütçe kısıtlı olduğu için malesef premium özel okullara bakamıyoruz.
pendik, kartal, maltepe, tuzla civarı önerebileceğiniz özel okullar nelerdir ? Tecrübesi olup bilgi verebilecekseniz çok sevinirim. Bütçe kısıtlı olduğu için malesef premium özel okullara bakamıyoruz.
0
allahinadiylaoku
(26.12.25)
Yönder okullarına iyi diyor çevremdeki ebeveynler.
+1
gobekliraki
(26.12.25)
Era’nın eğitim kalitesinden memnun kalmayıp Cebir’e verdi bir arkadaşım. Bütçe darsa butik okulları araştırabilirsiniz.
+1
cilekli pasta
(26.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(5)

Şu villadaki adam kaç aidat ödemeli?

messina123
Her katta diyelim ki 4 daire var. Ama en tepede tek bu adam yaşıyor. Bu adamın normal bir daire sahibinden 4 kat fazla aidat ödemesi gerekmez mi? Sonuçta o katın hakkını tek başına kullanıyorhttps://x.com/bosunatiklama/status/2003202904216527079?s=46
Her katta diyelim ki 4 daire var. Ama en tepede tek bu adam yaşıyor. Bu adamın normal bir daire sahibinden 4 kat fazla aidat ödemesi gerekmez mi? Sonuçta o katın hakkını tek başına kullanıyor

x.com
0
messina123
(23.12.25)
Daire sayısına bölerek, metrekare üstünden ya da ikisinin karışımı şeklinde aidat hesaplanabilir, yönetim planına bakmak lazım.

Hakkaniyetli olan m2 ile alakalı giderlerin buna göre pay edilmesi, alakasız olanların daire sayısına bölünmesi. Örneğin ortak alanların ısıtılmasında alana bakılmalı ama güvenlik personelinin maaşları daire sayısına bölünmeli gibi.
+1
orient blue
(23.12.25)
arsa payına bakılır
0
jelly bear
(23.12.25)
Kahkaha attım bunu nereden buldunuz yahu :))

Hiç aidat ödemez, çünkü bu yapı kaçak. Böyle bir yapının herhangi bir imar planında vs olması zaten imkansız.

Mantık olarak sorarsanız, mesela pek çok binanın en üst katları dublex olur ve diger dairelerden daha da büyüktür, ancak ödediği aidat digerleri ile aynıdır.
0
makbur
(23.12.25)
aidat metrekareye gore verilir de..
boyle sacmaliklar neden sadece bizim aklimiza geliyor?
0
cooperr
(23.12.25)
Bürüt metrekareye göre ödüyoruz biz sitede 1+1 ile 4+1 aidatı arasında uçurum var ama 100m2 1000 aidat ödüyorsa 50 m2 500 ödesin şeklinde mi hesap ince detayını bilmiyorum.
0
cilekli pasta
(23.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(2)

İstanbul'da Sabiha Gökçen Havalimanına Ulaşım

infernalcadre
Sabiha Gökçen Havalimanına Ulaşımda hangi otogardan (İstanbul'da çok otogar var gibi sanki) en kolay şekilde ulaşabilirim. Bavullarla filan olacağımdan Otogar içinden metro durağı olan bir yer var mı? Şu anki sistemde başka bir ilden bursa gidip bursadan bbbus ile sabiha gökçenin içine giriyorum ama
Sabiha Gökçen Havalimanına Ulaşımda hangi otogardan (İstanbul'da çok otogar var gibi sanki) en kolay şekilde ulaşabilirim. Bavullarla filan olacağımdan Otogar içinden metro durağı olan bir yer var mı?

Şu anki sistemde başka bir ilden bursa gidip bursadan bbbus ile sabiha gökçenin içine giriyorum ama aktarma yapmak zor oluyor.
0
infernalcadre
(16.12.25)
Sabiha’ya giden M4 metrosu var ancak güzergahta otobüs garı yok. anadolu yakasında bırakan otobüslerin servisleri ile erişilebilir metro istasyonlarına.

En kolay çözüm BBBUS ile Bursa’dan direkt Sabiha Gökçen’e bırakan otobüsleri kullanmak olur.
0
cilekli pasta
(16.12.25)
Otogar dışında bırakıyorsalar Pendik ya da Kartal köprülerinde inip M4 metrosuyla direkt havaalanına gidebilirsiniz.
0
klassno
(16.12.25)
(4)

ozel hastanede doktorlar ne kadar kazaniyorlar ortalama?

lemmiwinks
memorial, acibadem vs seviyesinde ortalama bir doktor (uzman, docent vs. profesor bilen varsa onu da ogrensek olur :)) ne kadar kazaniyor?boyle hastanelerde doktorlar maasli calisan mi? yoksa farkli sozlesmeleri mi var?tamamen meraktan soruyorum.
memorial, acibadem vs seviyesinde ortalama bir doktor (uzman, docent vs. profesor bilen varsa onu da ogrensek olur :)) ne kadar kazaniyor?

boyle hastanelerde doktorlar maasli calisan mi? yoksa farkli sozlesmeleri mi var?

tamamen meraktan soruyorum.
0
lemmiwinks
(12.12.25)
maaşlısıda var, performansına göre alanıda var. hasta sayısına göre değişir kazancı sabit maaşı yoksa. oran olur hasta başı/ameliyat başı rakam olur, bunlar hep doktorun sözleşmesine göre değişir
0
eja
(12.12.25)
gittiğim bir profesör, hastanede haftada iki gün birer saat çalışıyor. muayene ücreti 10 küsür bin lira. sigorta, sgk vs. geçmiyor bu doktor (+ istediği test, tahlil, vs.) için.

15 dk aralıklarla randevu veriliyor. haftada 8 hasta baksa, ayda 24 hasta. ayda 240 bin lira. bunun %70i kendine kalsa 168 bin lira. kendi özel muayenesi de var. oradan da bundan fazlası geliyordur herhalde.
0
inheritance
(12.12.25)
Bir akrabamın eşi ülkenin top hastanelerinden birinde cerrahi profesörü. Hayata döndürdüğü ünlüler, sosyeteler, yurtdışı hastaları bayağı biliniyor. Bundan iki sene önce ameliyatlardan milyon kazandığını söylemişti şimdi totalde kaç milyon kazanıyor kim bilir.
0
cilekli pasta
(12.12.25)
devlet hastanesindeki tanıdığım bir cerrah medikal firmasından aylık 400-500bin açıktan para alıyor. maaş ve döner sermayeyi saymıyorum bile.
0
gercekdunya
(13.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.